Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/2072 E. 2006/2434 K. 27.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2072
KARAR NO : 2006/2434
KARAR TARİHİ : 27.03.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu ve ek rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-2942 sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ilgililerin de beyanı dikkate alınarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Mahkemece, değerlendirmeye ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu ve ek raporunda, taşınmazın kamulaştırma bedelinin saptanmasında Çanakkale İl Tarım Müdürlüğünün 1.4.2005 tarihli yazısındaki verim miktarlarının esas alındığı belirtilmiş ise de adı geçen müdürlükten getirtilip dosyaya konulmuş bulunan 1.4.2005 gün ve 2143 sayılı yazıdaki verim miktarlarının il bazında olmayıp dava konusu taşınmazın bulunduğu beldeye özgü olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise tarım arazilerindeki değerlendirmenin, taşınmazın yer aldığı il dahilinde ekilmesi mutad olan ve bilirkişi kurulunca taşınmazın sulu ya da kuru niteliğine göre- münavebeye alınan ürünlerin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına ortalama satış fiyatlarını –doğru istatistiki bilgilere dayandığı bilinen- içeren veri cetvellerinin Tarım Müdürlüğünden getirtilip, değerlendirmenin bu verilere uygun biçimde yapılması ilkesi benimsenmiştir.
Mahkemece yukarıda açıklanan yasa maddesi ve Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları doğrultusunda bilirkişi kurulunca münavebeye alınan ürünlerin değerlendirme tarihi (2004 yılı) itibariyle dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına ortalama satış fiyatlarını gösteren veri cetvellerinin İl Tarım Müdürlüğünden getirtilmesinden sonra bu verileri esas alarak taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınması, raporun bozma gereklerine uygunluğu da denetlendikten sonra oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerekirken taşınmazın bulunduğu ilin verileri yerine belde verilerini esas alan bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş olması,
2-Kabule göre de; bilirkişi kurulunca münavebeye alınan buğday, buğday samanı ve domates ürününün İl Tarım Müdürlüğünce bildirilen ortalama satış fiyatları yerine, buğday için Toprak Mahsulleri Ofisi, buğday samanı için Ziraat Odası, domates için ise Çanakkale Belediyesi Hal Müdürlüğü fiyatının dikkate alınması suretiyle yüksek değer belirlenmesi,
3-Kıymet takdir komisyonu raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde muhtelif cins ve yaşta 9 adet meyve ağacı bulunduğu açıklanmış hükme esas alınan bilirkişi kurulunca bu ağaçlara maktuen değer biçilmiştir. İl Tarım Müdürlüğünden ve gerektiğinde ilgili kurumlardan ağaçların yaş ve cinsine göre rayiç değerleri sorulup saptanıp raporun denetlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yukarıda değinilen hususlar eksiksiz yerine getirilmeli, bu bağlamda bilirkişi kurulundan açıklanan hususlara uygun ve denetime elverişli ek rapor alınmalı, oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.03.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.