YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2516
KARAR NO : 2006/3322
KARAR TARİHİ : 20.04.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava ve ıslah dilekçelerinde toplam 15.814.587.780 TL.’nın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu anataşınmazın muhtelif bölümlerinde kat irtifak … sahibi olan davalının, 2001-2004 yıllarına ait ortak gider ve aidat borçlarını ödemediğini ileri sürerek söz konusu döneme ait 8.848.147.402 TL.’nin aylık %10 gecikme tazminatı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında 17.10.2005 günlü ıslah dilekçesi ile de alacağını 15.814.587.780 TL.’ye çıkarmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu anataşınmazda kat irtifakı kurulmuş olduğu, davalının onbeş ayrı bağımsız bölümde malik bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi HUMK.’nun 87.maddesinin son cümlesindeki “müddei ıslah sureti ile müddeabihi tezyit edemez.” hükmü Anayasa Mahkemesinin 27.07.1999 gün ve 1999/1 esas 33 sayılı karar ile iptal edilmiştir. Bu iptal kararının yürürlüğe girdiği tarihten sonra müddeabihin miktarının ıslahla arttırılması kural olarak mümkündür. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için davacının dava dilekçesinde açıkça fazlaya ilişkin hakkını saklı tutması gerekir. Somut olayda davacı ortak gider ve aidat alacağının miktarını hesaplamış ve bunun mahkeme tarafından kendisine ödenmesine karar verilmesini istemiş olmasına karşın fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmamıştır. Bu durum karşısında mahkemece dava dilekçesindeki istem gibi 8.848.147.402 TL. (8848 YTL.’ye) hükmedilmesi gerekirken ıslahla arttırılan miktarı da kapsayacak şekilde 15.814.587.780 TL.’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesi yolunda hüküm kurulması,
2-Davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davanın neteliği de gözetilerek nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu avukatlık ücreti ödenmesine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 20.04.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.