Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/330 E. 2006/1097 K. 16.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/330
KARAR NO : 2006/1097
KARAR TARİHİ : 16.02.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
Taşınmazın karışık meyve bahçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek değerlendirme yapılmış olup bozmadan önce hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu yerde bulunan ceviz ağaçlarının taşınmazın %5’ini, elma ağaçlarının %77’sini, kiraz ağaçlarının %6’sını, şeftali ağaçlarının %2 sini ve vişne ağaçlarının %10 unu kapladığı belirtilerek taşınmazın net geliri bu oranlar gözönünde tutulmak suretiyle belirlenmiş iken bozmadan sonra aynı kuruldan alınan ek raporda her cins ağacın dekara gelirinin ayrı ayrı hesaplandıktan sonra toplam gelirin ağaç çeşit sayısına (beşe) bölünmek suretiyle net gelir bulunmuş olmakla uygulanan yöntem nedeniyle usulü kazanılmış hak zedelenmektedir.
Mahkemece, bilirkişi kurulundan ağaçların taşınmazda kapladığı alanın taşınmaza oranını bozmadan önceki raporda olduğu gibi kabul eden ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bundan ayrı;
Mahkemenin ilk karında tespit edilip idarece davalı adına bankaya yatırılan bedel ile bozmadan sonra saptanıp hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın (idarece fazladan yatırılmış olan paranın) varsa davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar işlemiş olan mevduat faizi ile birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerekirken mahkemece ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 16.2.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.