Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/3313 E. 2006/4602 K. 01.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3313
KARAR NO : 2006/4602
KARAR TARİHİ : 01.06.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde çatının onarım bedeli ile davacı …’nin bağımsız bölümündeki hasarın tazmini istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar …ve … tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

1-Tebligat Yasasının 21. ve Tüzüğün 28’inci maddesi hükmü uyarınca yapılacak tebliğlerde, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini, anılan tüzük maddesinde gösterilen bilmesi muhtemel kişilerden soruşturup beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Bu soruşturmada, muhatap ve onun yerine tebliğ yapılabilecek kimseler, o adreste bulundukları halde tebliğin yapılacağı sırada orada mevcut olmadıklarının saptanması durumunda, Tüzüğün 30 uncu maddesine göre tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclis azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim edip, usulünce düzenlenen ihbarnameyi, gösterilen adresteki kapıya yapıştıracak ve durumu muhatabına duyurmasını en yakın komşularından birine ismi ve imzasını alarak bildirecektir.
Somut olayda, dava dilekçesinin davalı … ve …’a tebliğine ilişkin evrakta muhatapların yurt dışında bulundukları yazılmış, ancak bu bilgiyi veren kişi veya kişilerin isim ve imzaları alınmadığı gibi bu durumun haber verildiği komşunun ismi yazılmışsa da imzası alınmamıştır. Yasa ve Tüzüğün yukarıda açıklanan emredici kural ve koşullarına uyulmamış olması nedeni ile tebligat geçersizdir.

Bu geçersiz tebligattan muhatapların haberdar olduğuna dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi, duruşmalara katılmamış olmaları da davalıların tebligattan ve davadan haberdar olmadıklarını düşündürmektedir.
Mahkeme kararı da adı geçen davalılara aynı adreslerine çıkarılmış ve Tebligat Kanunu 35.maddesine göre tebliğ edilmiştir.
Sözü edilen madde uyarınca tebligat yapılabilmesi muhataba daha önce yasaya uygun bir tebligat yapılmış olması koşuluna bağlı olup, yukarıda açıklandığı üzere bu koşul gerçekleşmemiş olduğundan mahkeme kararının davalılara tebliği işlemi de geçerli değildir.
Açıklanan nedenlerle, mahkeme kararı davalı … . ve …a usulünce tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesi,
2-Davalı …’e mahkeme kararı Tebligat Yasasının 35.maddesine göre yapılmıştır. Ancak daha öncesinde dava dilekçesi için davalıya çıkarılan tebligat iade edilmiş olup, Mahkemece adresi araştırılmış, Tapu Sicil Müdürlüğünden bağımsız bölüm adresinden farklı olarak “… Mehtap Sok. … Apt. No:8/5 ../…” adresi bildirilmiş ve bu adrese mahkemece dava dilekçesi Tebligat Kanunu 35.maddesine göre tebliğ edilmiştir. Daha sonrasında davalı cevap dilekçesi vermiş olduğundan bu tebligattan haberdar olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkeme kararı davalının yukarıda belirtilen adresine değil de bağımsız bölüm adresine çıkarılmış, iade edilince mahkemece Tebligat Yasası, 35. uyarınca tebligat yapılması yoluna gidilmiştir.
Yukarıda l.bentte de açıklandığı üzere Tebligat Yasasının 35.maddesi koşulları oluşmadığından davalıya karar tebliği usulüne uygun değiltir.
Açıklanan nedenle mahkeme kararının davalı Tamer Çelik’e usulüne uygun olarak temliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesinden sonra iade edilmek üzere dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 01.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.