Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/3393 E. 2006/4806 K. 05.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3393
KARAR NO : 2006/4806
KARAR TARİHİ : 05.06.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde müdahalenin önlenmesi ve tazminat istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu edilen sitede müvekkilinin (1) nolu bağımsız bölümün (dubleks binanın) maliki olduğunu davalı site yöneticilerinin sözü edilen bağımsız bölümün bina bahçesinde tadilat yaparak kendileri tarafından meydana getirilen tuğla ve çit duvarı kaldırmak suretiyle bahçenin bir kısmına tecavüz ederek kendi evine bahçe ve kaldırım yaptığını ileri sürerek davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesini, taşınmazın eski hale getirilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu edilen sitede kat irtifakı kurulduğu, davacının H Blok (1) nolu bağımsız bölümün maliki olduğu, davalının aynı sitenin G-Blok’unda 1 ve 2 nolu bağımsız bölümün maliki olduğu müdahale tarihi itibarıyla davalının aynı zamanda sitenin yöneticisi bulunduğu ve yönetici sıfatıyla dava konusu edilen yere müdahale ettiği dava konusu edilen sitede onaylı vaziyet veya çevre düzenleme planının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin ikinci fıkrasına göre kat maliklerinden biri bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça ana taşınmazın ortak yerlerinde onarım, tesis ve değişiklikler yapamaz. Davacının daha önceden duvarla çevirip kendisine tahsis ettiği ve özel amaçla kullandığı bahçenin sitenin ortak alanı olduğunda anlaşmazlık bulunmamaktadır. Davalı yönetici 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 35. maddesinin (h) bendine göre anataşınmazın korunması ve bakımı için kat maliklerinin yararına olan hususlarda gerekli tedbirleri onlar adına alabilir. Yasanın bu hükmüne dayanarak yöneticinin, davacı tarafından ortak alanda meydana getirdiği tesis ve değişikliği ortadan kaldırılıp eski hale getirmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu durum karşısında toplanan delillere göre davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 5.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.