Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/3463 E. 2006/6851 K. 25.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3463
KARAR NO : 2006/6851
KARAR TARİHİ : 25.09.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
Dava konusu taşınmazın tamamı 4750 m2 olup 2632,16 m2’si üzerinde davacı idare lehine irtifak kamulaştırması yapılmıştır. Dosyada bulunan Belediye Başkanlığı yazılarında taşınmazın küçük bir bölümünün 1/1000’lik imar planı içinde kaldığı, kalan bölümünün ise 1/5000 ölçekli nazım planda kaldığı ve bazı belediye hizmetlerinden yararlanmadığı belirtilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 17.4.1998 gün ve 1996/3-1998/1 sayılı kararına göre nazım imar planı içinde bulunan ancak belediye hizmetlerinden yararlanmayan ve meskun yerler arasında yer almayan bir taşınmazın arsa olarak değerlendirilebilmesi, plan içine alındığı tarih, yerleşim merkezine uzaklığı, plandaki konumu, sınırları ve mücavir alan içinde yer aldığı belediyenin nüfus ve yapılaşma yoğunluğu, genişleme hızı, taşınmazın altyapı hizmetlerine yakınlığı gibi tüm bilgilerin toplanıp belgelenerek, bu verilere göre taşınmazın nazım planın hazırlanma amacı olan uygulama imar planı kapsamına alınmasının yakın bir olasılık olmasına veya bu verilerin taşınmaz yönünden olumlu olup, bu niteliklerine göre taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesini haklı kılmasına bağlıdır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın 1/1000’lik imar planı dışında ve 1/5000’lik nazım imar planında kalan kısmının miktarı açıkça belirlenerek bu kısım için yukarıda belirtilen tüm bu unsurlara ilişkin bilgiler toplanıp belgelendirilerek bu bölümün tarım arazisi olduğu anlaşıldığı takdirde yeniden bu niteliğe uygun olarak bilirkişi kurulları oluşturulup değerlendirme yapılmalı ve irtifak nedeniyle değer kaybı hesaplanmalı, arsa olduğu anlaşıldığı takdirde ise şimdiki gibi karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 25.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.