Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/4156 E. 2006/4877 K. 08.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4156
KARAR NO : 2006/4877
KARAR TARİHİ : 08.06.2006

Davacı … ile davalı … Müdürlüğü arasındaki davada Balıkesir 2.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 23.11.2005 günlü ve 2005/542-458 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 28.4.2006 gün ve Hukuk- 2006/70218 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı dava dilekçesinde 5.9.2005 günü vefat eden babasının nüfus kütüğündeki adının gerçekte Hakkı olmasına rağmen Hakki olarak yazıldığını, bu durumun karışıklığa neden olduğunu ileri sürerek müteveffanın kütükte Hakki olan adının Hakkı olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne davacının babasının adının Hakkı olarak düzeltilmesine ve kayıtlara bu şekilde tesciline karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden Balıkesir İli Merkez … Mahallesi Cilt 3, Hane 165′ te nüfusa kayıtlı olan ve davacının babası bulunan 15.3.1914 … doğumlu …’den olma …’ın 5.9.2005 günü öldüğü, bu davanın ise 21.10.2005 havale tarihli dilekçe ile açıldığı, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği, kararın nüfus müdürlüğü ve yerel Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarı üzerine Adalet Bakanlığının “davacının babasının Hakki olan adının Hakkı olarak düzeltilmesi ile mirasçıların hakları ve menfaatleri etkilenebileceğinden, muris Hakki’nin veraset ilamında yer alan diğer mirasçıların davaya dahil edilmesi gerekir. Mahkemece resen gözetilmesi gereken taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına gidirilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.” gerekçesi doğrultusunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılğınca düzenlenen tebliğnamenin dosya ile birlikte Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
Türk Medeni Kanunun 27. maddesi, haklı sebebin varlığı halinde adın değiştirilmesine ve bu değişikliğin nüfus siciline kaydedilmesine imkan vermekte ise de; sözü edilen yasa maddesinin birinci fıkrasındaki anlatımdan bu değişik- liği isteme hakkının ilgili kişiye ait olduğu Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında kabul edilmektedir. Bu itibarla ölü olduğu anlaşılan babanın adının değiştirilmesine ilişkin davanın aktif husumet ehliyeti yönünden reddedilmesi gerekirken, işin esasına girilerek kabulü yolunda hüküm kurulması doğru olmamakla birlikte, bu doğrultuda ve HUMK’un Yasasının 427/6 maddesi uyarınca verilmiş bir yazılı emir bulunmamaktadır.
Bu itibarla ve yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinin REDDİNE, 8.6.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.