Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/4385 E. 2006/5539 K. 03.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4385
KARAR NO : 2006/5539
KARAR TARİHİ : 03.07.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde ortak yerlerde ve davacı bağımsız bölümlerinde oluşan hasarların giderilmesi ve zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Tebligat Yasasının 21. ve Tüzüğün 28 inci maddesi hükmü uyarınca yapılacak tebliğlerde, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini anılan tüzük maddesinde gösterilen bilmesi muhtemel kişilerden soruşturup beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Bu soruşturmada, muhatap ve onun yerine tebliğ yapılabilecek kimseler, o adreste bulundukları halde tebliğin yapılacağı sırada orada mevcut olmadıklarının saptanması durumunda, Tüzüğün 30. maddesine göre tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclis azasından birine veyahut zabıta amir yada memuruna imza karşılığında teslim edip, usulünce düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştıracak ve durumu muhatabına duyurmasını en yakın komşularından birine ismi ve imzasını alarak bildirecektir.
Somut olayda, dava dilekçesi ve eklerinin davalılardan …’a ve …’a yöntemine uygun adres araştırması yapılmadan … eliyle tebliğ edildiği gerekçeli kararın ise aynı biçimde …’a Tebligat Yasasının 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davalılar …, …, … ve …’a gerekçeli kararın tebliğine ilişkin belgede gösterilen adreste hiç kimsenin bulunmaması üzerine, bulunmama nedeninin tesbiti için herhangi bir işlem yapılmamış, Tebligat Yasasının 21 ve Tüzüğün 28. maddesinde öngörüldüğü biçimde tebliğ memurunca muhatabın adreste bulunmama nedeni bilmesi muhtemel komşusu veya muhtar ve ihtiyar kurulu üyelerinden soruşturulup buna ilişkin beyanlarının tebliğ tutanağına yazılmamış, komşunun imzası alınmamış olduğundan aynı Yasanın 21. maddesindeki usule de uyulmadan tebligat yapılmış olması, yapılan tebliğde titiz davranılmadığı izlenimi vermektedir. Bu geçersiz tebligattan muhatabın haberdar olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi, duruşmalara katılmamış olması da adı geçen davalıların davadan haberdar olmadığını göstermektedir.
Davalılar … ve …’a aynı adreste mahkemece Tebligat Yasasının 35. maddesi uyarınca tebligat yapılmışsa da, Yasa ve Tüzüğün yukarıda açıklanan emredici kural ve koşullarına uyulmamış olması nedeni ile dava dilekçesinin tebliğine ilişkin işlemler geçersizdir. Tebligat Yasasının 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi, ilgiliye daha önce yasaya uygun bir tebligat yapılmış olması koşuluna bağlı olup, yukarıda açıklandığı üzere bu koşul gerçekleşmemiş olduğundan mahkeme kararı ile temyiz dilekçesinin davalılara tebliği işlemleri de geçerli değildir. Bu nedenle adı geçen tüm davalılara usulüne uygun bir şekilde mahkeme kararının ve temyiz dilekçesinin tebliğinin yapılması sağlanıp temyiz ve cevap sürelerinin beklenmesinden,
Sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere iadesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 3.7.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.