Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/4490 E. 2006/5221 K. 16.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4490
KARAR NO : 2006/5221
KARAR TARİHİ : 16.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde …’ün … isminin kaldırılması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar …, … tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar dava dilekçesinde, 09.07.2005 doğumlu …’ün adını … olarak koydukları halde baba …’ün karar değiştirerek ve anne-babasının baskısıyla çocuğun adını … olarak koyup, bu isimle nüfusa yazdırdığını, bu durumun hoşnutsuzluğa neden olduğunu ve düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek adının değiştirilmesi istenen küçüğün nüfustaki kaydının … olarak düzeltil- mesine karar verilmesini istemiş, mahkemece, dava tarihi itibariyle 5 aylık olan … …’in ismini anlayabilecek yaşta olmadığı, değiştirilmesinde hukuki bir yararında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda hüküm kurulmuştur.
Türk Medeni Kanununun 339. maddesinin son fıkrasına göre çocuğun adını ana ve babası koyar. Yasanın bu açık hükmüne rağmen çocuğun adını salt babanın koyduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Velayet altındaki küçüğün adının değiştirilmesindeki hukuki yararın bulunup bulunmadığının araştırılmasında önemli olan çocuğun durumu ve bu değişikliği onun anlayıp kavramaması olmayıp anne ve babanın buna gerek- sinme duyup duymamasına bağlıdır. Bu gereksinmenin yerinde olup olmadığını inceleyecek olan mahkeme küçüğün yaşını ve onun bu durumu anlayıp anlamadığını gözetmek zorunda değildir. Yasanın tanıdığı bir imkandan çocuğu doğuran annenin yararlanmamış olması onun için haklı bir nedendir.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek tüm deliller toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.