Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/4840 E. 2006/6435 K. 18.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4840
KARAR NO : 2006/6435
KARAR TARİHİ : 18.09.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava ve karşı dava dilekçesinde projeye aykırı değişikliklerin eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın ve karşı davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-HUMK’nun 388. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının hüküm sonucu kısmında istek sonuçlarından herbiri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların (mümkünse) sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde gösterilmesi gereklidir. Dava konusu edilen ve mahkemenin kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunda saptanıp eski hale getirilmesine karar verilen hususların neler olduğunun anılan yasa kuralı uyarınca kararın hüküm sonucu kısmında birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde açıkça yazılması gerekirken, infazda duraksamaya yer verecek biçimde bilirkişi kurulu raporuna yollamada bulunulmakla yetinilmiş olması,
2-Yargıtay uygulamalarında, ortak yerlerde yapılan tesis ve değişikliklerin davalı tarafından yerine getirilmemesi durumunda masrafı ödenmek kaydıyla bunların davacı tarafından yerine getirilmesine karar verilmesi kabul edilmekte ise de bağımsız bölümlerde ve bağlantılı kısımlarında sözü edilen işlerin yapılmasını gerektiren durumlarda -23. madde hükmünün gerektirdiği haller dışında- mülkiyet hakkının saygınlığı gözetilerek talep etmiş olsa dahi davacıların bu yolda yetkilendirilmesi uygun görülmemektedir.
Bu durumda, davalıların mimari projeye aykırı olarak yaptıkları değişikliklerin eski hale getirilmesi ve bunun için davalılara süre verilmesi ile yetinilmesi gerekirken verilen süre içerisinde davalılarca eski hale getirilmediği takdirde davalılara ait bağımsız bölümlerde bedelinin davalılardan alınması suretiyle değişikliğin doğrudan davacılar tarafından yerine getirilmesini sağlayacak şekilde hüküm tesisi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 18.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.