YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5031
KARAR NO : 2006/5549
KARAR TARİHİ : 03.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde daimi irtifak hakkının tesciline karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ve dahili davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, 2942 Sayılı Yasanın 17. maddesi hükmüne göre kamulaştırma yoluyla taşınmaz üzerinde kurulan irtifak hakkının tescili istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere göre davalılardan Kemal Kurşun’un temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile onun yönünden yasaya ve yönteme uygun olan hükmün onanmasına,
2-Davaya katılan (Davalı) … … … vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden; dava konusu 133 parsel sayılı taşınmaz davalı … ile dava dışı … adına kayıtlı iken kamulaştırıldığı, kamulaştırma kararının ve diğer ilgili belgelerin tebliği için …’a gönderilen tebligat mazbatasının “hane nosu yoktur alıcı ismen mahalle muhtarından soruldu, tanınmıyor” şerhi verilerek iade edildiği, adı geçenin taşınmazdaki payını 12.7.2004’de davaya katılan (davalı) … … …’a sattığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 17. maddesinin birinci fıkrasında tescilin koşulları açıkça belirtilmiş olup; buna göre öncelikle kamulaştırma belgelerinin taşınmaz mal sahibine yöntemince tebliğ edilmiş olması, tebliğ edilen kamulaştırma
işlemine karşı idari ve adli yargıya başvurulmamış veya bu konuda açılan davaların kesin olarak sonuçlanmış bulunması, takdir edilen ya da artırılan bedelin tamamının milli bankalardan birisine yatırılmış olmasına karşın taşınmaz mal sahibinin ferağ vermemiş bulunması gerekir. Somut olayda kamulaştırma belgelerinin davaya katılan davalı … … …’a ve/veya önceki tapu maliki …’a yöntemince tebliğ edilmediği, böylece kamulaştırma işleminin yöntemine uygun biçimde tamamlanmış olması koşulunun davaya katılan … … … yönünden gerçekleşmediği gözetilmeden, bu dahili davalı açısından da davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 3.7.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.