YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5554
KARAR NO : 2006/8051
KARAR TARİHİ : 19.10.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1)Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde sağlayacağı net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirilmesinde, taşınmazın kuru ya da sulanabilir niteliği de gözetilerek dekar başına elde edilebilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğünün değerlendirme yılına ait verileri esas alınması gerekirken bilirkişi raporlarında, alındığı kurumun onayını taşımayan belgedeki 2004 yılı verilerine göre belirlenen değere Toptan Eşya Fiyat Endeksi uygulanmak suretiyle 2005 yılı değerlerine ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Bu bakımdan karar tarihi itibariyle 2005 yılı verilerinin oluştuğu da gözetilerek Hatay İl Tarım Müdürlüğünden 2005 yılı resmi verileri getirtilip buna göre ek rapor alınması gerekirken bilirkişi raporuna ekli alındığı kurumun onayını ve kuru-sulu ayrımı taşımayan belgelerdeki değerler dikkate alınarak kamulaştırma bedelinin saptanması doğru değildir.
Ancak;
2-Hükme esas bilirkişi raporunda, tamamı kamulaştırılan 9600 m2’den ibaret 322 parsel üzerinde verim çağına gelmiş bulunan 10 yaş 27 portakal, 20 yaş 1 ceviz, 15 yaş 12 hurma, 10 yaş 115 erik, 15 yaş 55 nar, 40 yaş 7 zeytin 8 yaş 5 elma, 15 yaş 6 asma, 20 yaş 6 dut, 20 yaş 5 incir, 5 yaş 5 şeftali, 3 yaş 2 yenidünya ağacı bulunduğu halde ağaçların yaş ve cinsi ayrımı yapılmaksızın denetime elverişli olmayan bu şekilde tüm ağaçların aynı yaş-cins olduğu kabul edilerek genel olarak karışık meyve bahçesi değeri belirlenmiştir.
Kamulaştırma Yasasının kıymet takdiri esaslarını belirleyen 11.maddesinin 1.fıkrasının f bendi uyarınca arazilerin kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlara göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınmak suretiyle bilimsel yöntemle değerlendirilmesi gerekir. Dava konusu taşınmazdaki ağaçlar verim çağına geldikleri için bu ağaçların kapladığı alanın karışık meyve bahçesi olarak değerlendirilmesi doğru ise de; Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, kapama meyve bahçesi değerlendirmelerinde, gelir getiren bu ağaçlardan cinslerine göre kalite ve verimlilik açısından teknik olarak en uygun sıklıkta dikildiğinde dekar başına elde edilebilecek verim esas alınmak suretiyle taşınmazın üzerindeki ağaçların bu ölçülere göre kaplayacağı alandan elde edilebilecek net gelire göre bilimsel yöntemle zemin değeri saptanması aranmaktadır. Bu bağlamda taşınmaz üzerindeki ağaçların cins ve yaşına göre teknik olarak normal sıklıkta kaplayacakları alan il tarım müdürlüğünden sorularak belirlenip bu bölümün karışık kapama meyve bahçesi kabul edilip, yine tarım müdürlüğünden getirtilecek verilere göre o yörede yukarıda sözü edilen meyve ürünlerinin dekar başına ortalama verimi, ortalama kg satış fiyatı ile üretim maliyetleri esas alınmak suretiyle gelir hesabı yapılması, artan kısım için ise tarla ziraatine göre değerlendirme yapılması gerekir.
3-Davacı idarenin yargı harçlarından müstesna tutulan kamu idarelerinden olmadığı gözetilmeksizin harçtan muaf tutulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan bozma gereklerini yerine getiren ek rapor alınıp, usulü kazanılmış hak da gözetilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.