Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/5730 E. 2006/6602 K. 21.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5730
KARAR NO : 2006/6602
KARAR TARİHİ : 21.09.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece, dava konusu 197 parsel sayılı taşınmazın yerinde iki kez bilirkişi incelemesi yapılmış ise de kamulaştırma bedelinin tespiti yönünden bilirkişi kurullarınca düzenlenen raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-2942 Sayılı Yasanın (4650 Sayılı Yasayla değişik) 11.maddesinin (f) bendi uyarınca arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle kamulaştırma bedeli tespit edilir. Sulu tarım arazisi niteliğindeki 17500 m2 yüzölçümlü dava konusu taşınmazın üzerinde, tamamına kapama bahçe niteliği verecek yaş ve sayıda kayısı ağaçlarının bulunup bulunmadığı açıkça belirtilmeden, bu bağlamda normal aralıklarla bir dekara kaç ağaç düştüğü İlçe Tarım Müdürlüğünden sorulup saptanmadan; her iki bilirkişi kurulunun taşınmazın tamamını kapama kayısı bahçesi olarak değerlendirip dekara 10 ağaç üzerinden hesaplama yapıp buna göre değer belirleyen eksik incelemeye dayalı ve denetime elverişsiz bulunan raporlarına itibarla hüküm kurulması,
2-Tarım Müdürlüğünden getirtilen veri cetvelinde kayısı ürününün ortalama verimi 75 kg/ağaç olup, değerlendirmede bu verimin esas alınması gerekirken, ikinci bilirkişi kurulunca resmi veri gözardı edilerek 85 kg/ağaç üzerinden hesaplama yapılması,
3-Taşınmazın 3484.63 m2’lik bölümünde (bina ve tesis yapmamak, ağaç dikmemek kaydıyla) davacı idare lehine daimi irtifak hakkı kurulmuş olup, irtifaklı alanın içerisinde kaldığı tespit edilen 17 yaşındaki 27 adet kayısı ağacının boru hattının geçirilmesi çalışmaları nedeniyle kesilip kaldırılacağı ve yerine yeniden ağaç da dikilemeyeceği cihetle, bu ağaçların kaim değerlerinin yöntemine uygun biçimde saptanması gerekirken, her iki bilirkişi kurulunca düzenlenen raporlarda sözü edilen kayısı ağaçları bedelinin nasıl hesaplandığı ve dayanakları açıklanmamıştır. Yargıtay uygulamalarında benimsenen kaim değer yöntemine göre; irtifak hakkının kurulduğu alan önce kapama kayısı bahçesi olarak değerlendirilmeli, daha sonra açık tarım arazisi olarak çevrede yetiştirilmesi mutad olan ürünlere göre saptanan net gelirine (sulu tarım arazisi niteliğine uygun) kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle ağaçsız değeri bulunmalı, bu iki değer arasındaki fark ağaçların kaim değeri olacağından; enkaz bedeli de düşüldükten sonra kalan değere hükmedilmelidir. Şu halde açıklanan bu kaim değer belirleme yöntemine uyulmadan ve dayanağı da belirtilmeden irtifaklı alanda kalan ağaçlara değer biçen bilirkişi kurulu raporlarının hükme esas alınması,
4-Davalılardan … kızı …ve … kızı …ile tapu kayıt maliki arasındaki irtibatı gösteren mirasçılık belgesi getirtilmeden tespit edilen kamulaştırma bedelinin adı geçenlere hisseleri oranında ödenmesine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda değinilen hususlar eksiksiz yerine getirilmeli, bu bağlamda bilirkişi kurullarından bozma gereklerine uygun ve denetime elverişli ek raporlar alınmalı, oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.