Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/5817 E. 2006/6682 K. 21.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5817
KARAR NO : 2006/6682
KARAR TARİHİ : 21.09.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava konusu taşınmazın tarım arazisi olarak kabulü ile bu niteliğine göre kamulaştırma bedelinin tespiti yöntem olarak doğrudur.
Ancak;
1-2942 Sayılı Yasasının 4650 Sayılı Yasa ile değişik 15.maddesinin son fıkrası uyarınca bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün (dava tarihi) esas tutulur. Buna göre mahkemenin hükmüne dayanak yapılan bilirkişi kurulu raporunda münavebeye alınan ürünlerin değerlendirme yılı olan 2004 itibariyle dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kğ. başına ortalama toptan satış fiyatlarının (kararın verildiği tarihe göre belirlenmiş olduğu da gözetilerek) İncirliova İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtildikten sonra bu verilere göre kamulaştırma bedelinin tespiti için bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gerekirken daha önceki 2003 yılı verilerine göre değer biçen rapora itibarla hüküm kurulmuş olması,
2-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim koşulları, arazinin toprak ve topografik yapısı ile bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vd.) gözetildiğinde dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli biçimde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir etkenin bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken, bilirkişi kurul raporlarında taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %5 yerine %4 olarak kabulü,
3-Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın şehir merkezine ve mevcut yola olan yakınlığı dikkate alınarak tespit edilen bedele %20 objektif katkı değeri eklenmiş ise de; raporda taşınmazın şehir merkezine ve yola yakınlığının ne kadar olduğu belirtilmediği gibi bu unsurların tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza sağlayacağı ulaşım ve pazarlama kolaylığının en fazla %10 oranını geçmeyeceğinin düşünülmemiş olması,
4-Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 5018 sayılı yasaya ekli I sayılı cetvelde genel bütçeye dahil kamu idareleri kapsamına alınmış olup, anılan Yasanın 45.maddesinin birinci fıkrası uyarınca genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin edindiği taşınmazların Hazine adına tapu sicilinde tescil olunacağı gözetilmeden dava konusu taşınmazın doğrudan İdare adına tesciline karar verilmesi,
5-Davacı idare davayı avukat ile takip ettiği halde davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.09.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.