YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6065
KARAR NO : 2006/7814
KARAR TARİHİ : 16.10.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Davacı vekili, davalı adına çıkartılan kamulaştırma evrakının tebliğ edilemeden iade edildiğini, kamulaştırma işlemini 06.03.2003 tarihinde öğrendiklerini ve bu tarihte kendilerine ödeme yapıldığını belirterek yasal süresi içinde mahkemeye verdiği 14.03.2003 tarihli dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazların davalı idarece kamulaştırıldığını, değerinin belirlenenden fazla olduğunu belirterek toplam 6.578.760.000 TL. artırıma karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında sunduğu 19.10.2004 tarihli dilekçesinde dava değerini 13.883.090.000 TL. olarak ıslah ettiğini bildirmiştir. Mahkemece ıslah istemi uygun görülerek istem gibi hüküm kurulmuştur.
Kamulaştırma Yasasının 14. maddesinde, kamulaştırmaya konu taşınmaz malın sahibinin yapılan tebligat gününden veya tebliğ yerine geçen tarihten itibaren 30 gün içinde, takdir olunan bedel ile maddi hatalara karşı adli yargıda dava açılabileceği hükmüne yer verilmiş olup, bedele ilişkin olarak açılacak dava yönünden yasada öngörülen, hak düşürücü nitelikteki bu süre geçtikten sonra malikin artık bedel konusunda dava açma hakkı bulunmamaktadır. Malikin dava hakkının bulunduğu hak düşürücü süre içinde bedel artırım davası açıldıktan sonra HUMK’nun 86 ve müteakip maddelerine dayanılarak müddeabihin artırılmasına yönelik ıslah isteme hakkı mevcut ise de, bu süre geçtikten sonra bedelin daha da artırılması gerektiğinden bahisle ayrı bir davaya da konu edilemeyecek olan ilave bedel için ıslah talebinde bulunulmasına yasal olanak yoktur. Başka bir deyişle, ıslah istendiği tarihte dava hakkı düşmüş ise, bu husus ıslah istemine konu edilemez.
Bu durumda davacıya usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat olmamakla birlikte 6.3.2003 tarihinde kamulaştırma işleminden haberdar olup bu tarihte çekişmesiz kamulaştırma bedelini aldıktan ve 14.3.2003 tarihinde 30 günlük hak düşürücü süre içinde bedel arttırımı davasını açtıktan çok sonra 19.10.2004 tarihinde ıslah istedikleri gözetildiğinde yukarıda açıklanan nedenlerle davacının ıslah isteminin reddi gerekirken kabulü ile fazlaya hükmedilmesi,
2-Bilirkişi kurulunca somut emsal alınan 2067 parsel sayılı taşınmazın satış tarihi olan 06.12.1996 tarihinde, davaya konu taşınmazın ise değerlendirmeye esas alınan dava tarihi olan 14.03.2003 tarihinde, İmar Yasasının 18. maddesi uyarınca imar uygulaması sonucu oluşmuş imar parselleri olup olmadıklarının ilgili belediye imar müdürlükleri ve tapu sicil müdürlüklerinden sorularak dava konusu taşınmazın kadastro parseli emsalin imar parseli ollması halinde dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden İmar Yasasının 18. maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerekip gerekmediğinin incelenmemiş olması,
3-Bilirkişi kurulu tarafından belirlenen değer ile kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenmiş olan değer arasında %100 ü aşan önemli oransızlık bulunduğu halde, Kamulaştırma Yasasının 15.maddesinin onbirinci fıkrası hükmü gereğince yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış olması,
4-Artırılan bedel faizine, kamulaştırma işleminin kesinleştiği 06.04.2003 tarihi yerine daha önceki bir tarihten itibaren hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.