Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/6249 E. 2006/8670 K. 06.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6249
KARAR NO : 2006/8670
KARAR TARİHİ : 06.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak alınan 1654 parsel sayılı taşınmaz, nitelik, yüzölçümü ve değeri itibariyle dava konusu taşınmazla benzer özelliklere sahip değildir.
Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin (g) bendine göre arsalarda dava konusu taşınmazla karşılaştırılacak taşınmazların emsal niteliğinde olması gerekir. Örneğin, benzer yüzölçümlerde, bitişik ya da yakın adalarda bulunmak, aynı imar iznine ve fiyatlarda en azından yaklaşık değerde olmak gibi nitelikler “emsal”in seçilmesine esas alınması gereken unsurlardandır. Eldeki dosyada bilirkişi kurulu raporunda dava konusu 814 ada 12 parsel nolu taşınmazın 111801 m2 alanlı şehir merkezine emsale göre uzak bulunmasına ve şehir mezarlığı alanında kalmasına karşın, emsal alınan 1654 parsel numaralı taşınmazın 18632 m2 alanlı şehir merkezine yakın, etrafında yapılaşmanın yoğun, çevre yoluna cepheli, her türlü alt ve üst yapı hizmetlerinin bulunduğu ticari alanda olduğu

belirtilerek dava konusu taşınmazın emsalin %3’ü değerinde olduğu kabul edilmiştir. Dava konusu taşınmazla bu denli özellik ve değer farkı bulunan taşınmaz uygun emsal olarak kabul edilemez. Zira böyle bir emsalle yapılacak karşılaştırmadan sağlıklı ve gerçekçi bir sonuca ulaşılması her zaman olası değildir. Bu nedenle, resen araştırma yapılarak dava konusu taşınmaza emsal olabilecek taşınmazlar bulunup bunların seçilen satışlarına ait tapu kayıtları dosyaya getirtilip bunlara göre değerlendirme yapılması gerekirken, yanıltıcı olma unsuru yüksek olan fazla değerli ve farklı konumdaki bir taşınmazın emsal alınması,
2-Kabule göre de;
Bilirkişi kurulunun emsal aldığı taşınmaz ile kamulaştırılan taşınmazın değerlendirme tarihindeki, bağlı bulundukları cadde veya sokak için belediyelerce … vergisine esas olmak üzere belirlenen m2 birim değerlerinin ilgili belediye başkanlığından sorulup bu değerler arasındaki orana nazaran kamulaştırılan taşınmaz ile emsal taşınmazın birbirlerine olan değerlerine ilişkin olarak bilirkişi kurulunun saptadığı oranın gerçekçi ve makul olup olmadığının denetlenmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece taraflardan istenecek ve resen yapılacak araştırma sonucu bulunacak emsallere ait (emsallerin satış tarihi, satış bedeli ve satışın taraflarını gösteren) tapu kayıtları dosyaya getirtildikten sonra, bilirkişi kurulundan yukarıda açıklanan hususlar da dikkate alınmak suretiyle yeniden değerlendirme yapan ek rapor alınarak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.