YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6307
KARAR NO : 2006/7283
KARAR TARİHİ : 03.10.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı karşılık davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bir kez bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
Dava konusu yer, üzerinde kat mülkiyeti kurulu anayapının bağımsız bölümüdür.
Kat mülkiyeti kurulmuş yapılarda uygulanması gereken 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 46.maddesinin son fıkrası (Anagayrimenkulün arsası ile birlikte kamulaştırılması halinde her bağımsız bölümün kamulaştırma bedeli, bağlantılı bulunduğu arsa payı ile eklentileri de gözönünde tutularak ayrı ayrı takdir olunur) hükmünü koymuştur.
Böyle olunca, ana yapının arsasına 4650 sayılı yasa ile değişik 2942 Sayılı Yasanın ll.maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi gözönünde tutularak kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre; yapılara da aynı maddenin (h) bendi gereğince Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yayınlanmış dava tarihindeki resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını gösteren listelerine göre (yıpranma payı da düşülerek) değer verilip, ayrıca bedelin tespitinde etkili olacak diğer ölçüler de dikkate alınarak kamulaştırma karşılığının yasal biçimde belirlenmesi gerekir. Buna göre, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda arsa ile anayapının (ortak yerleri içerir biçimde) değerleri hesaplandıktan sonra, arsa payına düşen miktarına göre bağımsız bölümün karşılığı bedel tespit edilir. Şayet o bağımsız bölümün yapısında değeri etkileyecek özellik ve nitelikte diğer bağımsız bölümlerden farklı ilaveler varsa bunlar da gözönünde tutulmalıdır.
Somut Olayda;
1-97 m2 yüzölçümlü dava konusu taşınmazın 55 m2’lik bölümü kamulaştırıldığına göre artan kesimin konumu, yüzölçümü, vasfı ve dosyada bulunan tescil bildirim beyannamesinde artan 42 m2’lik bölümde inşaat yapılamaz şerhinin bulunduğu anlaşılmakla artan kesimde değer kaybı oluşmasının kaçınılmaz olduğu düşünülmeden bilirkişilerin yerinde olmayan gerekçelerle düzenledikleri ek raporlarında değer kaybı olmayacağı yolundaki görüşlerine itibar edilerek hüküm kurulması,
2-Kıymet takdir komisyonunun raporuna göre 508 m2 inşaat alanı bulunan anayapının ortak yerlerini de kapsar biçimde tamamının değeri hesaplanarak davalının arsa payına tekabül edecek miktarın bulunması gerekirken salt dava konusu bağımsız bölümün inşaat alanı üzerinden yapı değerinin belirlenmesi,
3-Kamulaştırılan taşınmazda bulunan enkazın alınması mal sahibinden istenemez. Başka bir ifade ile taşınmaz maliki enkazı almaya zorlanamaz. Takdir komisyonu enkazın mal sahibine ait olduğunu belirtmiş mal sahibi de buna itiraz etmemiş ve dava konusu yapmamış ise enkaz değeri tespit edilerek bu bedelin kamulaştırma bedelinden düşülmesi gerekir. Böyle bir durum yoksa enkaz, belirlenen bedelden düşülemez.
Davalı-karşı davacı malik vekili komisyonun enkazın mal sahibine ait olduğu yolundaki tespitine itiraz ve maddi hata davası dilekçesinde enkazı almayacaklarını belirtmiştir.
Mahkemece enkazın akibetinin araştırılması kim tarafından alındığının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu konuda hiçbir inceleme yapılmadan enkaz bedelini düşen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece bilirkişi kurulundan bozma nedenleri doğrultusunda ek rapor alınmalı oluşacak sonuç doğrultusunda ve usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.