Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/6345 E. 2006/9295 K. 16.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6345
KARAR NO : 2006/9295
KARAR TARİHİ : 16.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 10.maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespitiyle kamulaştırma yoluyla taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazın … adına kayıtlı olduğu ve onun kamulaştırma işleminden önce 8.10.1971 tarihinde öldüğü geriye mirasçı olarak çocukları davalılar , …, … ve …’i bıraktığı kamulaştırmayı yapan idarece Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 8.maddesi hükmüne uygun biçimde taşınmaz mal sahiplerine uzlaşma konusunda yönteme uygun çağrı yapılmadan bu davanın açıldığı, davanın yargılaması sırasında davalılardan … ve … vekilinin 9.11.2005 tarihli dilekçesi ile taşınmaza takdir olunan değerin düşük olduğunu bu nedenle uzlaşmanın mümkün olmadığını bildirdiği, diğer davalıların ise yargılamaya katılmadıkları anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan hususlar gözönünde tutulduğunda davalılardan … ve … dışında kalan davalılara Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 8.maddesi hükmünde öngörülen tebligatlar yapılmadan haklarında dava açılması ve yargılamaya da katılmamış olmaları karşısında mahkemenin bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
Davalılardan … ve … vekili 9.11.2005 tarihli dilekçe ile taşınmaza biçilen bedelin az olduğunu bu nedenle uzlaşmanın mümkün olmadığını açıkça bildirmiş bulunduğuna göre yasanın 8.maddesinde öngörülen biçimde uzlaşma konusunda tebligat yapılmış olsa bile bu davalıların anlaşmaya yanaşmayacağı belirlendiğinden kendilerine 8.madde gereğince tebligat yapılmasının sonucu değiştirmeyeceği gözetilerek ve dava ekonomisi de gözönünde bulundurularak bu davalılar yönünden davaya bakılıp, toplanacak kanıtlar doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı; malik … mirasçılarından İbrahim ve … ‘la … ve … dışında kalan davalılar arasındaki ilişkiyi gösterir mirasçılık belgesinin getirtilmemesi doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.