Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/696 E. 2006/3317 K. 18.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/696
KARAR NO : 2006/3317
KARAR TARİHİ : 18.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderlerinin davalılardan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince duruşmalı olarak yapılması ise davalılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı vekili Av…. Akın ile davacı vekili Av. … geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Davalı asıl borçlu … yurtdışında doktora yapmak üzere 1.8.1996 tarihinden önce görevlendirildiği dönemle ilgili olarak davacı Üniversiteye verdiği 11.12.1995 gün ve 53578 yevmiye sayılı taahhüt ve kefalet senedinde “kendisine yapılacak tüm masrafların T.C.Merkez Bankasınca tesbit edilen o günkü efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası olarak iki katı tutarını” ödeyeceğini kabul etmiştir. 5.8.1996 tarihinde yürürlüğe giren 4160 Sayılı Yasanının 6. maddesinin (d) bendi ile 657 sayılı yasaya eklenen 34. madde gereğince yurt dışına gönderilenlerin taahhütlerini ihlal etmeleri halinde kendilerine sarf edilen meblağı döviz üzerinden ödeyecekleri öngörülmüş ve misli arttırım kaldırılmış bulunmaktadır. Davalı … 2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kurulu Yasası hükümlerine göre yurt dışına gönderilmiş olup taahhüdün ihlali halinde yüklenme senedi vermese idi ödeyeceği miktar o tarihteki yasalar uyarınca kendisine yapılan harcamalar ile bunun %50 fazlası cezai şarttan ibaret olacaktı. Oysa yüklenme senedinde ilgiliye yapılan harcamanın iki mislinin ödenmesi öngörülmüş olmakla harcanan meblağın misli cezai şart niteliğinde bulunduğu ve bunun da fahiş olduğu ortadadır. Bu durumda anılan yasa maddeleri ile özellikle Borçlar Yasasının 161/son maddesi hükümleri gözönünde tutularak davalı asıl borçlu için 1.8.1996 tarihinden önceki görevlendirme için harcanan meblağa makul ve uygun bir cezai şart uygulanması gerekirken, bu dönemle ilgili harcamanın iki katı tutarı üzerinden hesaplama yapan bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulmuş olması,
2-Mahkemece hüküm altına alınan 133.171.000.000 TL’nin içinde işlemiş yasal faizin de bulunduğu, Borçlar Yasasının 104. maddesi hükmüne göre faize faiz yürütülemiyeceği hükmü gözönünde tutulmadan salt asıl alacak yerine asıl alacakla birlikte işlemiş olan faiz toplamı üzerinden yasal faize hükmedilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 450,00 YTL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalıya iadesine, 18.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.