Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/7305 E. 2006/7461 K. 09.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7305
KARAR NO : 2006/7461
KARAR TARİHİ : 09.10.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde davalı adına tapuya kayıtlı bağımsız bölümün tapusunun iptali ile tapu kaydına ortak yer olarak şerh konulması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde; tapuda bağımsız bölüm olarak kayıtlı E-1 sayılı sosyal tesis binasının ortak yer olduğunu ileri sürerek burasının davalı üzerine olan tapu kaydının iptaline, tapudaki ilgili hanesine 64 sayılı parseldeki 71 adet mesken için payları oranında malik sıfatıyla ortak yer olduğu yönünde şerh konulmasına karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın konusunun tüm kat maliklerinin hukukunu ilgilendirmesi ve kamu düzenine ilişkin olması gerekçesiyle davanın reddi yolunda hüküm kurulmuştur.
Dosya içindeki belgeler ve bilgilerden; dava konusu ana taşınmazda kat irtifakının kurulduğu, davacının 27 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğu, dava konusu E-1 nolu bağımsız bölümün sosyal tesis olarak tam hisse itibarıyla davalı Fatih Hüsnü Keleşoğlu adına kayıtlı olduğu, ayrıca; davalının, yargılama sırasında 23.9.2005 günlü oturumda, “davayı kabul ediyorum, dava konusu yer ortak yerlerdendir, sitenin ortak tesis binasıdır” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 4. maddesinde ortak yerlerin konusunun sözleşme ile de belirlenebileceği açıklanmıştır. Anataşınmazın yönetim planının 2. maddesinin (b) bendinde, dava konusu edilen E-1 sayılı sosyal tesis binasının ortak yerlerden olduğu belirtilmiştir. Yönetim planının, anılan Yasanın 28. maddesi uyarınca tüm kat maliklerini bağlayan bir sözleşme olduğunda kuşku yoktur. Yargıtay uygulamalarında, ortak yerlerle ilgili verilecek kararların diğer bağımsız bölüm maliklerinin haklarını kısıtlayacak ve hukuklarını olumsuz yönde etkileyeceği durumlarda tüm kat maliklerinin davaya dahil edilmesi kabul edilmektedir. Somut olayda; davanın kabul edilmesi halinde diğer bağımsız bölüm maliklerinin, bu karardan zarar görmesi söz konusu olmadığı gibi sonucu itibarıyla davalının dışındaki diğer kat maliklerinin tümünün lehine yeni bir hak doğurucu nitelik taşımaktadır. Bu özelliği nazara alınarak davanın toplanan delillere göre istem gibi kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 9.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.