Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/7585 E. 2006/7040 K. 28.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7585
KARAR NO : 2006/7040
KARAR TARİHİ : 28.09.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … ve arkadaşları vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Bozmadan sonra yapılan yargılamada mahkemece bozmaya uyulmuşsa da hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulu raporu bozmaya uygun değildir.
Şöyle ki;
1-Bilirkişi raporunda iki somut emsal kabul edilmiş olup, dava konusu taşınmazın somut emsal olarak alınan 324 Ada 268 Parsel sayılı taşınmaza göre 1,5 kat daha değerli, iyi bir yerde ve konumda olduğu satış bedelleri güncelleştirilerek dava tarihi itibariyle m2 değerinin 101.101.322 TL bulunduğu belirtilmiş, yine dava konusu taşınmazın somut emsal olarak alınan 96 Ada 74 Parsel sayılı taşınmaza göre yaklaşık 2 kat daha değerli olup satış bedelleri güncelleştirilerek dava tarihi itibariyle m2 değerinin 115.370.144 TL geldiği açıklanmıştır. Raporun sonuç kısmında ise dava konusu taşınmazın m2’sinin ortalama ölçüler çerçevesinde düzenleme ortaklık payı da düşülmek kaydıyla 85.000.000 TL olarak kabul edildiği belirtilmiş ancak bu m2 değere nasıl ulaşıldığı raporda açıklanmamıştır. Mahkemece denetlenemeyen bu rapora göre hüküm kurulmuş olması,
2-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin (d) bendinde vergi beyanı kıymet takdirinde gözönünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Bu nedenle dava konusu taşınmaz ve emsal alınan taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle bulundukları cadde ve sokak için belediyelerce emlak vergisine esas olmak üzere belirlenen m2 fiyatları ilgili belediyeden getirtilerek bu değerlere göre verilen m2 fiyatının mukayese edilmesi gerekir.
Emsalin ve dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas değerlerinin birbirine oranı ile bilirkişi raporunda emsal karşılaştırması sonucu değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı ise, mahkemece bu farklılık ve çelişkinin de bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak mutlaka giderilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın kadastro, somut emsalin imar parseli olması nedeniyle %35 oranında düzenleme ortaklık payı düşüldüğü anlaşılmaktaysa da dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi, somut emsalin incelenen satış tarihi itibariyle İmar Yasasının 18. maddesi uyarınca düzenlemeye tabi tutulup tutulmadığının, düzenleme görmüş iseler düşülecek düzenleme ortaklık payının Belediye İmar Müdürlüğünden sorulup belgeleri dosyaya getirtilip mahkemece rapor denetlenmeden hüküm kurulmuş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 28.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.