YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7739
KARAR NO : 2006/9057
KARAR TARİHİ : 13.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-2942 Sayılı Yasanın (4650 Sayılı Yasayla değişik) 15. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün esas tutulması gerekir. Somut olayda bilirkişi kurullarınca dava konusu taşınmazların değerinin belirlenmesine esas alınacak olan 2005 yılı için buğday, mısır ve pamuk ürünlerinin fiyatları değerlendirme tarihi itibariyle belli olmadığından söz edilerek taşınmazların 2004 yılı verilerine göre bulunan net gelirine yıllık enflasyon katsayısı uygulanarak ulaşılan m2 tutarı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Karar tarihi itibariyle 2005 yılı resmi verileri belirlenmiş olacağından münavebeye alınan ürünlere ait 2005 yılı resmi verileri getirtilerek bilirkişi kurullarından bu verilere uygun ek rapor alınması gerekirken bilirkişi kurulunun 2005 yılı yerine 2004 yılına ilişkin verileri esas alan raporuna itibarla hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a)Buğday samanının dekar başına ortalama verimi ve kg. başına ortalama satış fiyatının İl Tarım Müdürlüğünden getirtilip raporların denetlenmemiş olması,
b)Dosyaya getirtilen İl Tarım Müdürlüğünün 2004 yılı veri cetvelinde sulu arazi için buğdayın ortalama verimi 500 kg/dekar, mısırın ortalama verimi 800 kg/dekar ve pamuk ürününün ortalama verimi 325 kg/dekar olmasına karşın bilirkişi kurullarınca düzenlenen raporlarda sırasıyla buğdayın 550 kg/dekar ve 600 kg/dekar, mısırın 1000 kg/dekar ve pamuk ürününün 400 kg/dekar ve ayrıca buğdayın ortalama satış fiyatı 0,35 YTL./kg., mısır’ın 0,25 YTL./kg. pamuk ürününün 0,73 YTL./kg iken raporlarda sırasıyla 352.000TL/kg, 275.000 TL/kg ve 800.000TL/kg ve yine buğdayın ortalama üretim gideri veri cetvelinde 131,3 YTL/dekar, mısırın 230 YTL./dekar, pamuk ürününün 304,4 YTL/dekar iken raporlarda buğday için 116.725.000 TL/dekar mısır için 160.942.000 TL/dekar ve pamuk için 211.830.000TL/dekar üzerinden hesaplama yapılması ve bunun sonucu olarak fazla bedele hükmedilmesi,
3-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre iklim koşulları, arazininin toprak ve topografik yapısı ile bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb.) gözetildiğinde dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli biçimde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir etkenin bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken, hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %5 yerine %4 olarak kabulü,
4-Bilirkişi kurullarınca düzenlenen raporlarda dava konusu parsellerden 876 parsel sayılı taşınmazın üzerinde değişik cins, yaş ve sayıda meyveli toplam 118 ağacın bulunduğu belirtilmiş bu ağaçların tamamı için birinci bilirkişi kurulu toplam 7.860 YTL., ikinci bilirkişi kurulu 7.327 YTL. değer biçmiş, bu bilirkişi kurullarının düzenledikleri ek raporlarda da sözü edilen meyve ağaçlarının değişik yaşlarda ve farklı karışık ağaçlardan oluştuğundan kapama bahçe olarak değerlendirilmediği belirtilmiştir. Tamamı 3500 m2 olan 876 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan ve dava konusu edilen kısmı 822,55 m2 olduğuna göre bilirkişi raporlarında cinsi, yaşı ve sayısı belirtilen toplam 118 adet meyveli ağacın tamamının kamulaştırılan ve bilirkişilerce tarım arazisi olarak değerlendirilen 822,55 m2’lik alanın içinde olup olmadığı, bir dekara ortalama yaklaşık 15-20 ağaç düştüğü varsayıldığında 118 ağacın kamulaştırılan 822,55 m2’den
fazla bir alanı kaplayacağı da dikkate alınarak sözü edilen ağaçlardan hangilerinin ve kaç adedinin kamulaştırılan alanın sınırları içinde kaldığının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde saptanıp salt bu ağaçlara (yaş ve cinsi itibariyle İl Tarım Müdürlüğünden ve gerektiğinde ilgili diğer kurumlardan tespit edilecek olan) rayiç değerlerinin belirlenmesi için bilirkişi kurullarından ek raporlar alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
5-Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 5018 Sayılı Yasaya 5436 Sayılı Yasayla eklenen 1 sayılı cetvelin (40.) sırasında genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında gösterilmiş olup, bu yasal düzenleme 5436 Sayılı Yasanın 18. maddesinin (F) bendi uyarınca 1.1.2006 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Bu durumda 5018 Sayılı Yasanın 45. maddesinin birinci fıkrası uyarınca genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin edindiği taşınmazların Hazine adına tapu sicilinde tescil olunacağı gözetilmeden dava konusu taşınmazların doğrudan davacı idare (DSİ) adına tesciline karar verilmesi,
6-Dava konusu 875 parsel nolu taşınmazda kamulaştırılan ve ifrazen 1163 parsel numarasını alan 748,76 m2’lik bölümde davalının payı 24/48 olup, salt bu pay yönünden tescil kararı verilmesi gerekirken dava dışı diğer paydaşların paylarını da kapsar biçimde 748,76 m2’lik kısmın tamamının tapusunun iptali ile idare adına tapuya tescili yolunda hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda değinilen hususlar eksiksiz yerine getirilmeli, bu bağlamda bilirkişi kurulundan bozma gereklerine uygun ve denetlemeye elverişli ek rapor alınmalı, davacı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak da gözetilerek oluşacak sonuç doğrultusunda ve bozmanın 5. ve 6. bentleri de dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.