YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/799
KARAR NO : 2006/4353
KARAR TARİHİ : 25.05.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde kamulaştırmadan artan kısmın işe yaramadığından bahisle tapu kaydının iptali ile bedelinin tahsili istenilmiştir. Mahkemece bedelin tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı idarece kamulaştırılan 3145 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 6075 m2’lik kısmının iki demiryolu hattı arasında kalması nedeniyle yararlanmaya elverişli olmadığını bu kısmın da kamulaştırılması için yasal süre içinde davalı idareye başvurulduğunu ancak bu konuda herhangi bir yanıt alınamadığını ileri sürerek taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 6075 m2’lik kısmının da kamulaştırılması ile tapusunun iptal edilip idare adına tesciline ve 1.388.686 TL./m2 üzerinden hesaplanacak olan 8.435.000.000 TL. bedelin davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece dava konusu edilen yerin iki demir yolu hattı arasında kalması nedeniyle kullanılmasının mümkün olmadığı, %100 değer kaybı bulunduğu, buna karşın idarenin kamulaştırmayı kabul etmediği, mahkemece de idareyi bağlayıcı nitelikte kamulaştırma kararı verilemeyeceği gerekçesiyle davacı tarafın taşınmazda kamulaştırma dışı kalan kısmın kamulaştırılarak davalı adına tesciline karar verilmesi isteminin reddine, kamulaştırma dışında kalan dava konusu yerin davacı tarafından kullanılamayacağı nedeniyle de 8.435.000.000 TL.’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını 2942 Sayılı Yasanın 12.maddenin üçüncü fıkrası oluşturmaktadır. Bu fıkra hükmüne göre bir kısmı kamulaştırılan taşınmaz maldan artan kısmı yararlanmaya elverişli bir durumda değil ise, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda dava açılmayan hallerde mal sahibinin en geç otuz gün içinde yazılı buşvurusu üzerine, bu kısmın da kamulaştırılması zorunludur. Somut olayda kısmen kamulaştırılan 3145 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kuzeydeki kısmın yararlanmaya elverişli olmadığı taşınmaz mal sahiplerince ileri sürülerek anılan yasa maddesi hükmünde öngörülen otuz günlük süre içerisinde kamulaştırmayı yapan idareye 17.05.2004 günlü dilekçe ile başvurularak buranın da kamulaştırılmasının istenildiği, idarenin bu konuda yanıtı beklenmeden eldeki bu davanın açıldığı, yargılama sırasında davalı idarece dava konusu yerin yararlanmaya elverişli bulunduğu, kamulaştırılmasına yer olmadığı öne sürülerek davanın reddinin istenildiği anlaşılmaktadır.
Yerinde yapılan inceleme sonucu kadastro teknisyeni olan bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarda dava konusu edilen kamulaştırmadan arta kalan ve krokide A harfi ile gösterilen 6075.65 m2 yüzölçümlü yerin iki demir yolu hattı arasında kaldığı buraya geçişin olanaklı bulunamadığı, bu nedenle de taşınmaz mal sahiplerince kullanılmaya elverişli olmadığı belirtilmiş; ancak 2942 Sayılı Yasanın 15.maddesi uyarınca oluşturulan bilirkişi kurulunca dava konusu yerin salt değerinin belirlenmesi ile yetinilmiş, buranın yararlanmaya elverişli olup olmadığı konusunda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadığı gibi bu hususta herhangi bir görüşe de yer verilmemiştir. Mahkemece kadastro teknisyeninin düzenlediği rapora dayanılarak dava konusu yerin kullanılacak durumda olmadığı (yararlanmaya elverişli bulunmadığı) açıkça kabul edilmiş iken kamulaştırılması isteminin reddine ancak %100 oranındaki mülkiyet değeri karşılığının davacılara ödenmesine hükmedilmiş böylece bu yerin mülkiyet bedeline hükmedildiği halde tapusu (mülkiyeti) davacılar üzerinde bırakılmıştır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar ve değinilen yasa maddesi hükmü birlikte gözönünde tutularak öncelikle kamulaştırmadan arta kalan dava konusu yerin yararlanmaya elverişli bir durumda olup olmadığının saptanması açısından kadastro teknisyeni dışında kalan bilirkişi kurulundan da ek rapor alınması, yararlanmaya elverişli bulunmadığının açıkça ve gerekçeleriyle belirlenmiş olması halinde 2942 Sayılı Yasanın 12.maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uyarınca bu yerin
kamulaştırılmasına ve davacılar adına olan tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline, kamulaştırma bedelinin davacılara ödenmesine hükmedilmesi gerekirken yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu dava konusu yerin kullanılmaya elverişli olmadığının kabulüne karşın anılan yasa maddesine de aykırı düşecek biçimde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.05.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.