YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8902
KARAR NO : 2007/1685
KARAR TARİHİ : 01.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde sağlayacağı net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirilmesinde, taşınmazın kuru ya da sulanabilir niteliği de gözetilerek dekar başına elde edilebilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğünün değerlendirme yılına ait verileri esas alınması gerekirken bilirkişi raporlarında, İl tarım Müdürlüğünden gönderilen hasat dönemi tamamlanmaması gerekçesiyle bildirilen tahmini rakamlara göre değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu bakımdan karar tarihi itibariyle 2006 yılı verilerinin oluştuğu da gözetilerek … İl Tarım Müdürlüğünden 2006 yılı resmi verileri getirtilip buna göre ek rapor alınması gerekirken İl Tarım Müdürlüğünden gönderilen tahmini rakamları bildiren belgedeki değerlerden farklı değerler alınarak kamulaştırma bedelinin saptanması,
2-Üzerinde irtifak hakkı kurulması nedeniyle taşınmazda oluşacak değer düşüklüğü oranının saptanmasında taşınmaz malın cinsi, kullanım biçimi ile irtifak hakkının niteliği (boru hattı, enerji nakil hattı vs.) kapladığı alan, yeri ve yönü gözönünde bulundurulmalıdır. Yargıtay uygulamalarında
./..
2006/8902-2007/1685 -2-
üzerinde irtifak hakkı kurulmuş olan taşınmazda bu irtifak nedeniyle oluşacak değer düşüklüğünün (taşınmazın cins ve niteliğine uygun kullanımı önemli şekilde etkileyen özel bir durum yoksa) irtifaktan etkilenen alanın mülkiyet değerinin arazide %35’ini, arsada ise %50’sini geçmeyeceği kabul edilmektedir.
Buna göre, tarım arazisi niteliğinde olan dava konusu taşınmazda irtifak nedeniyle oluşacak değer düşüklüğünün %0.3 olması gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim koşulları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ile bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı v.b.) gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli biçimde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir etkenin bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken, bilirkişi kurul raporlarında taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %5 yerine %5.5 olarak kabulü,
4-Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 10. maddesinin sekizinci fıkrası hükmü uyarınca kamulaştırma bedelinin peşin ve nakit olarak hak sahibi adına bankaya yatırılmasından sonra hak sahibine ödenmesine karar verilmesi gerekirken bedelin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine karar verilmesi
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.