Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/8907 E. 2006/8816 K. 07.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8907
KARAR NO : 2006/8816
KARAR TARİHİ : 07.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının nüfus kütüğünde 1947 olan doğum tarihine ay ve gün eklenerek 02.01.1947 olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın reddi yönünde karar verilmiş, verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının . Vatandaşı iken Türk Vatadaşlığına geçmesi sonucu 02.01.1947 doğum tarihinin nüfus kütüğüne salt 1947 olarak işlendiğini ileri sürerek kütükte 1947 olan doğum tarihinin 02.01.1947 olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiş. Mahkemece 5490 sayılı Yasanın 39. maddesi uyarınca doğum tarihlerinde ay ve günü belli olmayanlarla ilgili eksikliklerin nüfus genel müdürlüğü tarafından idari yoldan tamamlanabileceğinin öngörüldüğü gerekçesiyle davanın reddi yolunda hüküm kurulmuştur.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davacı Yunanistan haymatlaslarından iken 403 Sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunun 20.12.1995 günlü kararı ile Türk Vatandaşlığına alınmasına esas olan form dilekçesinde doğum tarihi ay ve gün belirtilmeksizin 1947 olarak beyan edilmiştir. Nüfus ve Vatandaşlık Hizmetlerine Ait Kuruluş ve Çalışma Yönergesinin 154. maddesinin 4. bendine göre; Resmi belge olmasına rağmen ilgili kişi bildirimi beyan esasına göre yapmışsa ve düzenlenen dayanak belgelerindeki bilgiler de aile kütüğüne olduğu gibi geçirilmişse olayla ilgili resmi belgenin ibraz edilmesi halinde konu maddi hata kapsamında değerlendirilemez ve bu tür düzeltmeler mahkeme
kararı olmadan yapılamaz. Dosyaya ibraz edilen resmi belgede ilgilinin 02.01.1947 doğumlu olduğu açıklanmıştır. Bu duruma göre davanın esasına girilerek toplanan delillere göre istem hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 7.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.