YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/892
KARAR NO : 2006/1881
KARAR TARİHİ : 09.03.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde “…” olan adının “…” olarak değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Davada davacının nüfus kütüğünde “…” olan adının “…” olarak değiştirilmesi istenilmiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 27. maddesi hükmüne göre adın değiştirilmesi haklı nedenlere dayanılarak hakimden istenebilir. Dava dilekçesinde davacının Bulgaristan göçmeni olarak Türkiye’ye geldiği, adının … olduğu ve çevresinde bu adla tanınıp bilindiği ileri sürülmüştür. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, belirtilen bu hususun kanıtlanması durumunda anılan yasa maddesinde öngörülen haklı neden kabul edilmektedir. Buna göre mahkemece, davacının adının değiştirilmesi için haklı neden olarak ileri sürdüğü hususlarda tüm kanıtların toplanıp oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması,
2-Davacı, davada kişilik haklarından olan adının değiştirilmesini istemiş olduğuna göre, davayı açan avukata bu kişilik hakkı ile sıkı sıkıya bağlı olan adının değiştirilmesi konusunda özel yetkiyi içeren vekaletnamenin dosya içerisinde bulunmadığı görülmüştür.
Bu durumda mahkemece genel vekaletname ile dava açan davacı Avukatına dava konusu işle ilgili özel yetkiyi içeren vekaletnamesini ibraz etmesi için belli bir süre tanınması, bu süre içerisinde vekil vekaletnamesini getirmediği ya da asil dilekçe ile veya bizzat duruşmaya gelerek özel yetkisi bulunmayan vekilin açmış olduğu davaya ve yapılan işlere icazet verdiğini bildirmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken esas hakkında hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 9.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.