Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/9348 E. 2006/10586 K. 14.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9348
KARAR NO : 2006/10586
KARAR TARİHİ : 14.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
1- Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kamulaştırma (değerlendirme) tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal arsa satışları esas alınarak dava konusu taşınmaz malın satış değerinin tespiti gerekir. Bu değerlendirmede dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların ayrı ayrı incelenerek aradaki farklılıkları, üstün ve eksik yönleri tek tek tespit edilerek, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazın değerine olan etkilerinin ne olduğu ve oranları gerekçeleriyle saptanmalıdır.
Bilirkişi kurulundan bu hususta ek raporlar alınmış ise de, ek raporlarda yukarıda açıklanan hususlar tek tek gösterilip irdelenmediği gibi, bozmadan önceki raporda belediyenin İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca yaptığı imar uygulaması nedeniyle edindiği payın satışına ilişkin olduğundan bahisle emsal olarak kabul edilmeyen satış bu kez somut emsal olarak değerlendirmeye esas alınmış olmakla ek raporlar inandırıcı ve gerçekçi olmadığı gibi resen gönderilen emsal satışlar incelenmediğinden eksiktir.
Mahkemece, tarafların bildireceği ve/veya resen belirlenecek emsal kayıtlar getirtildikten sonra yukarıda açıklanan hususları karşılayacak şekilde ve açıklıkta ek rapor alınıp bozma gereklerine uygunluğu da denetlendikten sonra bir karar verilmelidir.
Kabule göre ise;
2- Dava konusu taşınmazın karşılaştırma sonucu bulunan değerinden İmar Kanununun 18. maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerekip gerekmediğinin belirlenmesi bakımından emsal taşınmazın emsal alınan satış tarihi ve dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla imar uygulaması sonucu meydana gelen parseller olup olmadığının Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmaması ve bu suretle eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3- Somut emsal alınan taşınmazın tapu kaydına göre 403/2400 pay satıldığı halde 430/2400 pay satıldığı kabul edilerek yapılan değerlendirme sonucu aza hükmedilmesi,
4-Mahkemenin ilk kararında tespit edilip idarece davalı adına bankaya yatırılan bedel ile bozmadan sonra saptanıp hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın (idarece fazladan yatırılmış olan paranın) varsa davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar işlemiş olan mevduat faizi ile birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davalıya ödendiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile paranın ödenmesine hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 14.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.