YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9504
KARAR NO : 2006/9759
KARAR TARİHİ : 27.11.2006
MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde ortak yerlere müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada; davalının, balkonunu kapatıp 9 nolu bağımsız bölümüne kattığı ve pencerelerine panjur taktırdığı ileri sürülerek onaylı mimari projeye aykırı değişikliklerin eski hale getirilmesi istenilmiş, mahkemece … 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/1236-1617 sayılı kararı ile davalı tarafın aykırı bir eylemi bulunmadığının kesin hükme bağlandığı, davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda hüküm kurulmuştur.
Geri çevirme kararı üzerine getirtilen … 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/1236-1617 sayılı dava dosyasının incelenmesinden; eldeki dava ile aynı tarihte ve aynı davalı hakkında aynı nedene dayalı olduğu ileri sürülen başka bir şahıs tarafından açılan davada, mahkemece davalı …’nin bağımsız bölümünde projeye aykırı bir değişiklik yapılmamış olduğunun tespit edilmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.
HUMK.nun 237. maddesinde açıklandığı üzere bir davanın daha önce kesin hükme bağlandığını söyleyebilmek için, her iki davanın konusunun, dava sebeplerinin ve taraflarının aynı olması gerekir. Birden fazla kişi aynı davayı açma yetkisine sahip iseler, bunlardan birinin açtığı davada verilen karar, diğerinin açtığı davada kesin hüküm teşkil etmez.
Öte yandan; davanın konusunun kalmadığından söz edebilmek için, davanın açıldığı tarihte var olan bir durumun davanın devamı sırasında meydana gelen bir olay nedeniyle ortadan kalkmış, artık her iki tarafın da davanın esası hakkında karar verilmesinde hiç bir hukuki yararının kalmamış olması gerekir. Bazı hallerde sonradan meydana gelen bir olay davanın konusuz kalmasını görünürde sağlamış olsa bile davanın esası hakkında karar verilmesinde tarafların hukuki yararları devam ediyorsa, davanın konusuz kaldığından söz edilemez. Somut olayda; Mahkemece yukarıda yazılı dava dosyasında görülen dava ile eldeki davanın konusunun aynı olup olmadığı, -aynı yerleri ve miktarları kapsayıp kapsamadığı- dava tarihi itibarıyla davalı tarafından projeye aykırı bir değişiklik yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise eldeki davanın devamı sırasında sözkonusu değişikliğin davalı tarafından projeye uygun hale getirilmiş olup olmadığı hususlarında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan, yerinde olmayan gerekçe ile davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.