YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9902
KARAR NO : 2006/10894
KARAR TARİHİ : 21.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 10.maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespitiyle kamulaştırma yoluyla taşınmaz üzerinde kurulan irtifakın tescili istemine ilişkindir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazın … Kama adına kayıtlı olduğu ve onun kamulaştırma işleminden önce 8.5.1979 tarihinde öldüğü geriye mirasçı olarak davalıları bıraktığı kamulaştırmayı yapan idarece Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 8.maddesi hükmüne uygun biçimde taşınmaz mal sahiplerine uzlaşma konusunda yönteme uygun çağrı yapılmadan bu davanın açıldığı, davanın yargılaması sırasında davalılardan …,,, … ve Güldane vekilleri değişik tarihli dilekçeleri ve oturumlarda taşınmaza takdir olunan değerin düşük olduğunu, bu nedenle kabul etmediğini bildirmişler, diğer davalılar ise yargılamaya katılmamışlardır.
Yukarıda açıklanan hususlar gözönünde tutulduğunda davalılardan …, ve … dışındaki davalılara Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 8.maddesi hükmünde öngörülen tebligatlar yapılmadan haklarında dava açılmış olması karşısında mahkemenin bu davalılar yönünden davanın reddine karar vermiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
Davalılar …, ve ,… vekilleri dilekçeleri ile değişik oturumlara katılarak taşınmaza biçilen bedelin az olduğunu ve daha yüksek değer biçilmesi gerektiğini bu nedenle kabul etmediklerini açıkça bildirdiklerine göre yasanın 8.maddesinde öngörülen biçimde uzlaşma konusunda tebligat yapılmış olsa bile bu davalıların anlaşmaya yanaşmayacağı anlaşıldığından kendilerine 8.madde gereğince tebligat yapılmasının sonucu değiştirmeyeceği gözetilerek ve dava ekonomisi de gözönünde bulundurularak bu davalılar yönünden davaya bakılıp, toplanacak kanıtlar doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.