Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/10025 E. 2008/490 K. 28.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10025
KARAR NO : 2008/490
KARAR TARİHİ : 28.01.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, varılan uzlaşma dışında tutulan imalatlar ile uzlaşma haricinde kalan yapıların bedeli ile kamulaştırmadan artan kısımdaki yapıların da kamulaştırılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, mülkiyeti maliye hazinesine ait olan taşınmaz mal üzerinde inşa edilen yapıların bir kısmı ile zemin dolgusunun bir kısmının kamulaştırıldığı, 4650 Sayılı Yasayla değişik Kamulaştırma Yasası hükümleri uyarınca kamulaştıran idare ile yalnızca kamulaştırma kapsamında kalan yapılar için uzlaşmaya varılıp bunların bedelinin tahsil edildiği, buna karşın kamulaştırma kapsamında kalan zemin dolgusu hususunda uzlaşma yapılmadığı ileri sürülerek bu imalatın bedelinin ödenmesi, kamulaştırma kapsamı dışında kalan ve kamulaştırma nedeniyle eski niteliklerine göre kullanma olanağı kalmayan yapıların da kamulaştırılması ve bedellerinin ödenmesi istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
4650 Sayılı Yasayla değişik Kamulaştırma Yasası hükümlerine dayalı davalarda avukatlık ücretinin maktu tarifelere göre hükmedilmesi gerektiği düşünülmeden, davacı taraf yararına nispi tarife üzerinden hesaplanan avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, aşağıdaki bozma nedenlerinden dolayı bu yanılgıya işaret edilmekle yetinilmiştir.
Ancak;
1-Kamulaştırma işleminin varlığı, kamulaştırma kapsamında kalan yapıların bedeli hususunda uzlaşmaya varıldığı ve üzerinde uzlaşılan bedelin ödendiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dosyada örneği bulunan 20.04.2005 tarihli ‘Satınalma Tutanağı’ başlıklı belgede, davacı tarafından yazıldığı anlaşılan “Not:Kamulaştırma Koridoru dışında kalan tesislerin Parası dahil edilmemiştir. Arazi dahil değildir” şerhi bulunmaktadır.
Kamulaştırmaya konu yapıların yer aldığı taşınmaz malın maliye hazinesi adına tapulu bulunması nedeniyle davacının arazi üzerinde … ve dolayısıyla şerhteki ‘arazi dahil değildir’ sözcüklerinin hiçbir etkisi yoktur.
Bir kısım yapı, tesis, imalat vb. unsurun uzlaşma dışında tutulması halinde tutanağa yazılacak şerhte, uzlaşma dışında tutulan her bir unsurun açık ve net biçimde ve doğrudan ifade ile gösterilmesi beklenir. Kamulaştırma koridoru dışında kalan tesislerin parasından sözedilen bir şerh, dolaylı yoldan, kamulaştırma kapsamındaki bazı tesislerin uzlaşma dışında bırakıldığı şeklinde yorumlanamaz. Şerhin, ‘Kamulaştırma Koridoru dışında kalan tesislerin Parası dahil edilmemiştir.’ kısmı ise ancak kamulaştırma kapsamında kalan yapı, tesis, imalat vb. her türlü unsurun bedeli üzerinde uzlaşmaya varıldığı şeklinde yorumlanmalıdır. Aynı şekilde, 20.04.2005 tarihli tespit formu başlıklı belgede yer alan “Not:kamulaTrıma kalan BiNa LokaNTa PeTrol ve AĞAÇlar için ANLaŞTIM” şerhi de ancak uzlaşma tutanağı ile birlikte ve kamulaştırma kapsamında kalan tüm unsurların bedelleri hususunda uzlaşıldığı biçiminde yorumlanabilir.
Öte yandan, 4650 Sayılı Yasayla değişik Kamulaştırma Yasası hükümleri kısmi bir uzlaşma yapılabilmesine olanak vermemektedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın kamulaştırma sınırları kapsamında kalan bir takım yapı ve tesislerin bedelleriyle ilgili kısmının reddi gerekmektedir.
2-Kamulaştırma sınırları dışında kalan ve kamulaştırma nedeniyle işe yaramaz hale geldiği ileri sürülerek kamulaştırılması ve bedellerinin ödenmesi istenen yapı ve tesisler ise, Kamulaştırma Yasasının 12.maddesinin dördüncü fıkrasında tanımlanan ‘kesilen bina’ niteliğinde olmadığı gibi, aynı maddenin kısmen kamulaştırılan taşınmaz maldan arta kalan kısmının yararlanmaya elverişli olmamasıyla ilgili olan beşinci fıkrasının da ancak taşınmaz malın zemini için uygulanması söz konusu olabilir. Kamulaştırma Yasasında, tamamen kamulaştırma dışında kalan yapı ve tesislerin de kamulaştırılmasıyla ilgili bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu nedenle, davanın kamulaştırma sınırları dışında kalan yapı ve tesislerle ilgili kısmının da reddi gerekmektedir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.1.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.