YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10147
KARAR NO : 2007/10416
KARAR TARİHİ : 03.12.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde vakıf yöneticilerinin görevden alınmaları ve vakfın sona erdiğinin (dağıldığının) tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dilekçesinde, vakıf yöneticilerinin görevden alınması ile vakfın dağıldığının tespiti ve sicilden silinmesi istenilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, vakfın feshine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 101.maddesinde, vakfın … veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu olduğu belirtilmiş, 116.maddesinde ise amacın gerçekleşmesi olanaksız hale geldiği ve değiştirilmesine de olanak bulunmadığı takdirde vakfın kendiliğinden sonra ereceği ve mahkeme kararıyla sicilden silineceği hükme bağlanmıştır. Yargıtayın kararlılık kazanmış uygulamalarında, vakfın gerçekleştireceği amacının kalmaması ve mal varlığının amacın gerçekleşmesini olanaksız kılacak şekilde azalmış olması, vakfın dağılmış sayılması için yeterli neden olarak kabul edilmekte olup, bu yetersizliğin araştırılıp belgeleriyle kanıtlanmış olması gerekmektedir. Bu bakımdan Yargıtayın denetimine de olanak sağlayacak şekilde vakıf senedi, vakfa ait faaliyet raporları, bilançolar ve ilgili diğer belgeler getirtilip uzman bir bilirkişiye incelettirilerek rapor alınıp, vakfın senedinde belirlenen amaçları da gözetilerek tüm mal ve hakları ile acz içinde olup olmadığı ve amacının değiştirilmesine de olanak bulunup bulunmadığı da araştırılıp vakfın acz içinde olduğu belirlendiğinde tasfiyeden arta kalan mal ve hakların intikalini düzenleyen Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan … Hakkında Tüzüğün 33. ve vakıf senedinin 28. maddeleri de dikkate alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan salt davacının iddiası esas alınarak davanın kabulü,
2-Kabule göre de; davada vakfın sona erdiğinin (dağıldığının) tespiti istenildiği halde, kararın başlığında ve … kısmında başka bir kavram ve hukuki sonuçları olan “vakfın dağıtılması” yazılarak, hüküm fıkrasında ise “vakfın sona erdiğinin (dağıldığının )” tespitine denilmeden sadece “kütükten silinmesine” karar verilmesi,
3-Davacı dava dilekçesinde, vakıfta görev yapan yöneticilerin azlini de istemiştir. Dosya içeriğine göre vakıf yöneticisi olan davalılardan halen hayatta bulunan …’ın azlinin gerekip gerekmediği usulen araştırılıp bu konudaki tüm deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken mahkemece bu istemle ilgili olarak kararın gerekçe kısmında davacı isteminin yöneticilerin hiç bir vakıfta görev almamalarına ilişkin bulunduğuna değinilerek bunun yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesi ile azil talebinin diğer talepler meyanında reddi yolunda hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 3.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.