Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/1051 E. 2007/1342 K. 20.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1051
KARAR NO : 2007/1342
KARAR TARİHİ : 20.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Yargıtay’ca da kısmen benimsenen Bakanlar Kurulunun 28.2.1983 gün ve 1983/6122 sayılı Kararı uyarınca taşınmazın arsa olarak değerlendirilebilmesi için sınırları içerisinde yer aldığı idari birimin belediye veya mücvir alan sınırları içerisinde olması, taşınmazın iskan edilebilmesi veya meskun olduğu için belediye ve diğer kamu kuruluşlarınca getirilmiş yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma gibi belediye ve altyapı hizmetlerinden yararlanan yerler arasında bulunması gerekir.
Geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen Belediye Başkanlığı yazısında dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı dışında kaldığı, etrafında bağ evlerinin olduğu, şehir merkezine 8 km mesafede bulunduğu belirtilmiştir. İmar planında yer almayan 9301 m2’lik evli bağ nitelikli taşınmazın salt bilirkişi kurulunca Kayseri halkınca yazlık sayfiye yeri ve dinlenme alanı olarak kullanılması, yeni açılan organize sanayi yoluna cepheli olması, Altınoluk ve Demiryazı mahallelerine yakın olması gibi nedenlerle arsa olarak nitelendirilmesi ve bu niteliğine göre bedelinin tespit edilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, Tarım İl Müdürlüğünden değerlendirme tarihi itibariyle çevrede ekilmesi mutat ürünler münavebesini gösterir veriler getirtilerek, içinde ziraatçi bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulundan taşınmazın arazi niteliğine göre değerlendirme yapan ek rapor alınmalı, raporun verilere ve bozmaya uygunluğu denetlenmeli ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçların istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 20.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.