YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10551
KARAR NO : 2007/10398
KARAR TARİHİ : 29.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, irtifak kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla gerektirici yasal nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11.maddesinin Birinci fıkrasının f bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Bu itibarla;
Dosyada mevcut Tarım Müdürlüğünün cetvellerinde dekar başına ortalama verimleri buğday için 200 kg., saman için 300 kg., nohut ve nohut samanı için 125 kg. olarak bildirildiği halde, bilirkişi raporlarında sırasıyla buğdayın 230 kg., buğday samanının 280 kg, nohut ve nohut samanının 140 kg alınması suretiyle değerlendirme yapılmış olması,
2-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre iklim koşulları, arazinin toprak ve topografik yapısı ile bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb.) gözetildiğinde dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan Ülkemizin değişik yörelerindeki kuru tarım arazilerinin değerlendirilmesinde (değeri önemli biçimde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir etkenin bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faiz oranı %6 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken bilirkişi kurulu raporlarında taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faiz oranının %6 yerine %5 olarak kabulü,
3-Dava konusu taşınmazın 2038,46 m2’sinde irtifak, 4360,53 m2’sinde de mülkiyet kamulaştırması yapılıp, bilirkişi kurulunca mülkiyet kamulaştırması yapılan bölüm için de hesaplama yapıldığı ve mahkemece bu toplam değer üzerinden tespit edilen kamulaştırma bedelinin -Kamulaştırma Yasasının 27. maddesi gereğince saptanan bedel düşüldükten sonra- davacı idarece bankaya yatırılması ve makbuzunun ibrazından sonra mahkemece, “taşınmaz malın irtifak ve mülkiyet hakkının idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine” karar verilmesi gerekirken, yasanın sözkonusu 10. maddesinin bu yoldaki hükümlerine aykırı olarak, kamulaştırma bedelinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine karar verilmiş olması ve ayrıca mülkiyet kamulaştırması yapılan 4360,53 m2’nin de idare adına tescili gerekirken bu yolda herhangi bir hüküm kurulmaması,
4-Dava konusu taşınmazın tamamı 19600 m2 olup 2038,46 m2’sinde irtifak, 4360,53 m2’sinde mülkiyet kamulaştırılması sonucu geriye 13201 m2 kalmıştır. Artan bölümlerde kamulaştırma nedeniyle oluşacak değer kaybının hesabında her bir parçanın konumu, yüzölçümü, kullanım amacı, geometrik şekli, ulaşım durumu dikkate alınarak ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekir. Buna göre taşınmazın kamulaştırmaya konu edilen irtifaklı bölüm ve pig istasyonu dışında batı kısmında kalan küçük bölümü için değer kaybı hesaplanması gerekirken bu alanın miktarı da belirlenmeden kamulaştırmadan geriye kalan 13201 m2’nin tamamı için değer kaybı hesaplanması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.