Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/11287 E. 2008/1739 K. 19.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11287
KARAR NO : 2008/1739
KARAR TARİHİ : 19.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da gereği tam olarak yerine getirilmediği gibi bozmadan sonra alınan bilirkişi raporları da hüküm kurmaya elverişli değildir.
Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Yasasının 30. maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uyarınca tarafların bedelde anlaşamamaları halinde, alıcı idare, Danıştay’ın devir kararının tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 10. maddede yazılı kıymet takdir komisyonuna değer takdir ettirir. Taraflar bu komisyon raporunun kendilerine veriliş veya tebliğ ediliş tarihinden itibaren otuz gün içinde itiraz ettikleri takdirde anlaşmazlık taşınmaz malın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesince karara bağlanır.
Bu esaslar çerçevesinde Danıştay’ın dosya içerisinde bulunan 1996/148 Esas-164 Karar sayılı devir kararı üzerine davalı idarece yukarıdaki esaslar dairesinde hazırlanan 5.3.1997 tarihli kıymet takdir raporunun davacı idareye tebliğ tarihi tarafların kayıtlarından, … vs. yeterince araştırılıp tespit edilmeden davanın süresi içerisinde açıldığının kabulü,
2-Belediye Başkanlığından gelen 12.4.2004 günlü yazıda dava konusu taşınmazın bir kısmının imar planı içerisinde olduğu, bir kısmının ise imar planı dışında bulunduğu, taşınmazın 19.3.1984 tarihinde imar planına alındığı ve belediye hizmetlerinden yararlandığı bildirilmiş; ancak, taşınmazın içinde bulunduğu imar planının türü (nazım, uygulama), ölçeği hakkında bir bilgiye yer verilmediği gibi hangi belediye hizmetlerinden yararlandığı ve çevresinin meskun olup olmadığı belirtilmemiştir.

Bu sebeple; dava konusu taşınmazın ne kadarının imar planı içinde olduğu, ne kadarının olmadığı, imar planı içinde olan kısmın bulunduğu planın tarihi, ölçeği ve türü (nazım-uygulama) taşınmazın tamamının ise belediye ve diğer altyapı hizmetlerinden (………….. gibi) yararlanma durumu, etrafının meskun olup olmadığı, nazım imar planı içinde ise bu plandaki konumu, hangi amaçla plan kapsamına alındığı, yerleşim merkezine mesafesi, beldenin gelişme istikametinde olup olmadığı hususları Belediye Başkanlığından sorulmadan dava konusu taşınmazı arsa olarak değerlendiren bilirkişi kurulu raporlarına göre hüküm tesisi,
3-Bilirkişi raporlarında emsal incelemesi ve dava konusu taşınmazla karşılaştırma yapılmaksızın genel nitelikteki değerlendirmelerle yetinilmiş olmakla bu raporlara itibar edilemez.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edildiğine göre Kamulaştırma Kanununun kıymet takdiri esaslarını gösteren 11.maddesinin 3.fıkrasının özellikle arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tesbiti ve bedelin tesbitinde etkisi olan diğer unsurlarda dikkate alınarak 4.fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekmektedir.
Emsalin kamulaştırılan taşınmazla aynı konumda olması, taşınmaza yakın mesafede bulunması, aynı nitelik ve özellikleri taşıması, benzer yüzölçümünde olması veya kamulaştırmaya yakın günlerde satılmış olması zorunlu değildir. Aynı özellik ve nitelikleri taşıyan başka yerlerde bulunan ve kamulaştırma gününden önce satılmış olan taşınmazlar da emsal alınabilir. Bu emsalin satış fiyatına Türkiye İstatistik Kurumu toptan eşya fiatları endeksi uygulanmak suretiyle değerlendirme tarihinde oluşan fiatları bulunduktan sonra dava konusu taşınmazla karşılaştırılıp incelenerek aradaki farklılıklar belirtilip üstün ve eksik yönleri açıklanmalı, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazın değerine olan etkilerinin ne olduğu belirtilmeli ve bu suretle yapılacak karşılaştırma ile dava konusu taşınmazın değeri belirlenmelidir.
Mahkemece tarafların vereceği yada resen belirlenecek emsal kayıtlar … Müdürlüğünden getirtildikten ve bunun imar parseli olup olmadığı da sorulup saptandıktan sonra yukarıda açıklanan esaslara uygun incelemeyi ve sonucunu içeren ek bilirkişi raporları alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
İncelenen emsal imar parseli olup ta dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, İmar Kanununun 18.maddesinin 2.fıkrası gözetilerek, düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiği de dikkate alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan bu yöntemin dışında dava konusu taşınmazın değerini tespit eden bilirkişi kurulu raporlarının hükme esas alınması,

4-Taşınmazın içerisinden enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle irtifak hakkı kurulması amacıyla yapılan kamulaştırmalarda, taşınmazın pilon yeri için mülkiyet kamulaştırması yapılan bölüm bulunduğu takdirde bu yerin yüzölçümü düşüldükten sonra arta kalan kısmın tamamında meydana gelecek değer düşüklüğü kamulaştırma bedelini oluşturur. Bu bedelin hesaplanmasında, taşınmazın niteliğine göre Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin değer takdiri esaslarını gösteren 3. fıkrası hükümleri uyarınca taşınmazın tamamının bir bütün olarak değeri tespit edildikten sonra taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğünün ve buna göre oran ve miktarlarının gerekçeleri ile belirtilmesi gerekir.
Taşınmazın pilon yeri ve irtifak hakkına ilişkin kamulaştırma bedelini yukarıda açıklanan yöntemlerle tespit etmeyen birinci ve ikinci bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
5-Faize, kamulaştırma işleminin kesinleşip mülkiyetin davalı idareye geçtiği 13.6.1997 tarihi yerine daha önceki dava tarihinden hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.