Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/11390 E. 2008/3332 K. 20.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11390
KARAR NO : 2008/3332
KARAR TARİHİ : 20.03.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde depo olarak kullanılan bağımsız bölümün aşırı yüklenmesinden dolayı ana yapıya verdiği zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere arsa payına tekabül eden 6000 YTL.nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı … vekili dava dilekçesinde davalı … A.Ş.’nin ana yapıda işyeri olarak kullandığı depoya aşırı yük yüklenmesi nedeniyle ana yapıda çatlaklar oluştuğunu ileri sürerek bu nedenle müvekkilin uğradığı zararın giderimini (tazminini) istemiştir.
Mahkemece aynı konuda tüm kat maliklerini temsilen yönetim tarafından Bolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/172 esas sayılı tazminat davası açıldığı ve bu davanın yargılaması sonunda 1.933,75 YTL zarar tutarına hükmedildiği, bu kararın Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Anataşınmazda kat irtifakının kurulmuş olduğu davacının ana yapıda bağımsız bölüm maliki bulunduğu konusunda çekişme yoktur. Kat Mülkiyeti Yasasının 38. maddesi hükmüne göre yönetici (yönetim kurulu) kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur ve kat maliklerini temsil eder. Bu dosya içerisine konulmuş bulunan Bolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/172 esas sayılı dava dosyası içindekiler incelendiğinde davalının işyerini depo olarak kullanması ve bu depoya aşırı yük yüklemesi nedeniyle ana yapıda hasar oluştuğu ileri sürülerek tüm kat maliklerini temsilen yönetim kurulu başkanının tazminat davası açtığı bu davanın yargılaması sonunda ana yapıya verilen toplam zararın 1933,75 YTL olduğu bu miktarın ana yapıdaki tüm kat maliklerinin paylarını kapsar biçimde yönetime ödenmesine hükmedildiği ve kararın kesinleştiği, dolayısıyla tüm bağımsız bölüm maliklerini temsilen yönetimin açtığı söz konusu davada hükmedilen tazminat tutarı içinde eldeki davanın davacısının da payına düşen tazminat miktarının yer aldığı anlaşılmaktadır. Saptanan bu durum karşısında mahkemece davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu itibarla dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yasaya ve yöntemine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 20.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.