YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1374
KARAR NO : 2007/2615
KARAR TARİHİ : 26.03.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamı istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, mahkemece davanın değeri itibariyle kararın kesin olduğu gerekçesiyle davacının temyiz istemi reddedilmiş, davacı vekili bu kez temyiz isteminin reddine ilişkin kararı temyiz etmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, 1924,67 YTL. tutarındaki alacakla ilgili icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece toplam 68 YTL. alacak yönünden icra takibinin iptali ile takibin bu miktar üzerinden sürdürülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş hükmü sadece davacı vekili temyiz etmiştir.
Temyize konu miktar gözönünde tutulduğuna HUMK’nun 427. maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği davacı yönünden kararın kesin olmadığı düşünülmeden temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemekle mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 7.7.2006 gün 2005/245-2006/853 sayılı ek kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra uyuşmazlığın esası yönünden yapılan inceleme sonunda;
Dosyadaki yazılara, toplanan kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre diğer itiraz nedenleri yerinde değildir.
Ancak;
İcra İflas Yasasının 67. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca bu davada borçlu -davalı- lehine icra tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması gerekir. Somut olayda kısmen haklı olduğu anlaşılan alacaklının bu takipte aynı zamanda kötü niyetli olduğu yöntemince saptanamadığı halde takibe konu alacağın reddedilen kısmı üzerinden %40 oranında icra-inkar tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.