YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2127
KARAR NO : 2007/2164
KARAR TARİHİ : 12.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespitiyle kamulaştırma yoluyla taşınmaz üzerinde kurulan irtifakın tescili istemine ilişkindir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazın davalıların murisi adına kayıtlı olduğu ve kamulaştırmayı yapan idarece Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 8. maddesi hükmüne uygun biçimde taşınmaz mal sahiplerine uzlaşma konusunda yönteme uygun çağrı yapılmadan bu davanın açıldığı, davanın yargılaması sırasında davalılardan Salih ve Mehmet … vekilinin ilk oturumda ve davalılardan … ve Gülser …’in 25.5.2005 günlü oturumda taşınmaza takdir olunan değerin düşük olduğunu bu nedenle kabul etmediklerini bildirdiği, diğer davalıların ise duruşmalara katılmadığı ve herhangi bir cevap da vermediği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan hususlar gözönünde tutulduğunda yukarıda adı geçen davalılar dışındaki davalılara Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 8. maddesi hükmünde öngörülen tebligatlar yapılmadan hakkında dava açılmış olması karşısında mahkemece bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
../..
-2-
2007/2127-2164
Ancak;
Davalılardan Salih ve Mehmet … vekili ile davalılar … ve Gülser … yargılama sırasında taşınmaza biçilen bedelin az olduğunu bu nedenle kabul etmediklerini açıkça bildirmiş bulunduğuna göre Yasanın 8. maddesinde öngörülen biçimde uzlaşma konusunda tebligat yapılmış olsa bile bu davalıların anlaşmaya yanaşmayacağı (yargılama tutanağına geçen vekil ve asil beyanlarından da) anlaşıldığından kendilerine 8. madde gereğince tebligat yapılmasının sonucu değiştirmeyeceği gözetilerek ve dava ekonomisi de gözönünde bulundurularak bu davalılar yönünden davaya bakılıp, toplanacak kanıtlar doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.