Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/2446 E. 2007/3253 K. 09.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2446
KARAR NO : 2007/3253
KARAR TARİHİ : 09.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca irtifak, kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan inceleme ile alınan bilirkişi raporları hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1- 2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasayla değişik 10. maddesi hükmüne göre “kamulaştırma bedelinin tespiti” davasında hakim, bilirkişi kurulunun 11. maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirleyen rapor veya raporları ile tarafların -yargılama aşamasındaki- beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eden anılan Yasanın 8. maddesi uyarınca Kıymet Takdir Komisyonunun belirlediği değer ya da bu madde uyarınca yapılan pazarlık aşamasında taşınmaz mal sahibinin istediği veya kendisine idarece önerilmiş olan bedel ya da Yasanın 27. maddesi uyarınca acele el koyma ve bedel tespiti davasında belirlenen değer, davada tarafları bağlamayacağı gibi mahkemece de dikkate alınamaz. Yargıtay’ca benimsenip kararlılıkla uygulanan kural böyle iken, somut olayda bilirkişi kurullarınca tespit edilen bedellerin hüküm vermeye elverişli olmadığı gerekçesiyle 27. madde uyarınca açılan acele el koyma ve bedel tespiti davasında belirlenen değerin kamulaştırma bedeli olarak tespit edilmiş olması,
2- Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre iklim koşulları, arazinin toprak ve topografik yapısı ile bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb.) gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli biçimde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir etkinin bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken, ikinci bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %5 yerine %4 olarak kabulü;
3-Dava konusu taşınmaz bilirkişi raporlarında bağ olarak belirlenmiş olduğuna göre taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerlendirme yapılırken ekonomik olarak değer ifade eden ilk ürününün (yaş üzümün) verim, üretim gideri ve ortalama satış fiyatlarının 2003 yılı itibarıyla İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilerek bu ürün üzerinden bildirilen veriler esas alınarak değer belirlenmek gerekirken, işleme tabi tutulduktan sonra elde edilen kuru üzüm üretimine göre değerlendirme yapılmış olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece bilirkişi kurullarından bu hususlarda ek raporlar alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 9.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.