Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/2793 E. 2007/3406 K. 16.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2793
KARAR NO : 2007/3406
KARAR TARİHİ : 16.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde vakfın tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm … tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 101. maddesine göre vakıf, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğudur. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere, vakfedilen malın, amacın gerçekleştirilmesine en azından başlangıcı itibarıyla yeterli olması gerekir. Tesciline karar verilen vakfa bir kurucuya ait olup gelir getirdiği yöntemince kanıtlanmayan taşınmazdaki pay ile bu taşınmazın bitişiğindeki yapılar özgülenmiştir.
Saptanan bu duruma göre Vakfa özgülenenler, vakıf senedinin 3. maddesinde yazılı olan vakfın amaçlarını gerçekleştirmeye yeterli olup olmadığı üzerinde gereği gibi durulup bu husus açıklığa kavuşturulmadan tescile karar verilmesi,
2-Vakıf senedinin vakfın 3. maddesinin (c) bendinde “…. cami ve müştemilatı, kuran kursu …..inşa etmek ve işletmek” vakfın amaçları arasında sayılmış bulunmaktadır. 633 Sayılı Diyanet İşleri Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Yasa’nın 35. maddesinde “Cami ve mescitler Diyanet İşleri Başkanlığının izni ile ibadete açılır ve Bakanlıkça yönetilir.” hükmü yer almaktadır. Ayrıca anılan yasanın Ek 3. maddesi ise “İlk ve orta öğretim kurumlarında okutulan zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri dışında Kur’an-ı Kerim ve mealini öğrenmek, hafızlık yapmak ve dini bilgiler almak isteyenlerden ilk öğretimi bitirenler için Diyanet İşleri Başkanlığınca Kur’an kursları açılır” hükmünü içermektedir. Yukarıda değinilen cami ve müştemilatı ile Kuran’an kursu işletmenin vakfın amaçları arasında gösterilimesinin anılan yasa hükümlerine aykırılık oluşturduğunun gözönünde tutulmamış olması,
3-4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 101. maddesinin üçüncü fıkrasında “Vakıflarda üyelik olmaz” hükmü gereğince vakıf senedinde üyelik öngörülmemişken 7. maddesinin (i) bendinde “Yönetim Kurulunun teklifi ile herhangi bir üyenin üyelikten çıkarılmasına karar vermek” denilmek suretiyle anılan yasa maddesiyle çelişir nitelikteki bu bendin de tesciline hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.