YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2801
KARAR NO : 2007/3127
KARAR TARİHİ : 09.04.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Anayasa’nın 4709 Sayılı Yasa ile değişik 46. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, ancak çekişmesiz ve kesinleşmiş kamulaştırma bedellerinin ödenmemesi halinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanmasına karar verilebilir. Mahkemece bu maddenin uygulanmasında yanılgıya düşülerek tespit ve tescil davasının niteliği özellikle yargılama sırasında tespit edilen ve taşınmaz mal sahipleri adına bankaya yatırılan kamulaştırma bedelinin hükümle birlikte hak sahiplerine ödeneceği hususu gözönünde tutularak saptanan bedel için faiz ödenmesi gerekmeyeceği gözetilmeden faize hükmedilmesi,
2-Dairemizin kararlılık kazanmış uygulaması ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.2.2004 gün 2004/18-92 esas 2004/107 karar sayılı kararı doğrultusunda –davanın mahiyeti itibariyle- kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına maktu tarifeye göre avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
3-Bilirkişi kurullarının emsal aldığı taşınmazlar ile kamulaştırılan taşınmazın değerlendirme tarihindeki, bağlı bulundukları cadde veya sokak için belediyelerce emlak vergisine esas olmak üzere belirlenen m2 birim değerlerinin ilgili belediye başkanlığından sorulup kamulaştırılan taşınmaz ile emsal taşınmazların birbirlerine olan değerlerine ilişkin olarak bilirkişi kurullarının saptadığı oranın gerçekçi ve makul olup olmadığının denetlenmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 9.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.