Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/2851 E. 2007/4018 K. 07.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2851
KARAR NO : 2007/4018
KARAR TARİHİ : 07.05.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu anataşınmazın ortak giderlerinden payına düşeni ödemeyen davalılar aleyhine yürütülen icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına, %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiş, mahkemece takibin dayanağını teşkil eden kararlarının pay ve paydaş çoğunluğu ile alınmadığını ve davacı yöneticinin kat maliki olmadığından böyle bir dava açamayacağından bahisle davanın reddi yolunda hüküm kurulmuştur.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 35/i madde ve bendine göre, kat mülkiyetine ilişkin borç ve yükümlerini yerine getirmeyen kat maliklerine karşı dava ve icra takibi yapılması yöneticinin görevleri arasında sayılmıştır. Davacı yöneticinin anılan madde hükmüne göre icra takibinde bulunması veya borçlular aleyhine ortak gider ve aidat alacaklarının tahsili yönünde dava açması için kat maliki olmasına gerek yoktur. Ayrıca, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacı yöneticinin kat malikleri kurulunun 25.9.2004 günlü kararı ile usulüne uygun biçimde yönetici seçildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan icra takibine konu olan alacakla ilgili olarak; kat malikleri kurulunca muhtelif tarihlerde alınan kararlar yürürlüktedir ve bunlar için de mahkemelerce verilmiş herhangi bir iptal kararı da bulunmamaktadır. Ayrıca ortak gider ve aidat alacaklarının tahsil ve takibi veya miktarlarının belirlenmesi amacıyla kat malikleri kurulu kararlarının oluşması için nitelikli çoğunluğa (pay ve paydaş çoğunluğuna) da gerek bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek işin esasına girilip davalıların sorumlu oldukları miktarlar saptanıp toplanacak delillere göre oluşacak kanaat doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 7.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.