Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/2889 E. 2007/6023 K. 26.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2889
KARAR NO : 2007/6023
KARAR TARİHİ : 26.06.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili, dava dilekçesinde, taş ocağında dinamit patlatılması nedeniyle davacıya ait taşınmazlar üzerinde bulunan müştemilatlarda oluşan zararın giderilmesi ve kamulaştırılmadan artakalan; davacıya ait taşınmazın kullanım imkanının ortadan kalkması nedeniyle bedelini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1- Kamulaştırmadan arta kalan kısmın bedelinin tahsili istemiyle ilgili davadaki temyiz nedenleri yönünden; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına,
2- Taş ocağında dinamit patlatılması yönünden davacının taşınmazları üzerindeki müştemilatlarda oluşan hasarın tazmini istemli dava yönünden ise; yol yapma işi, davalı idareye yasa ile verilmiş bir görevdir. Yol yapımı için malzeme temin etmek amacıyla taşocağı işletilmesi ve dinamit patlatılması da aynı görevin doğal uzantısıdır. Bir kamusal görevin kusurlu yapılması, yanlış düzenlenmesi ve kötü yürütülmesi sonucunda doğan zarar, hizmet kusurundan doğan zarar niteliği taşımaktadır. 11.02.1959 tarih ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere; bir kamu kurumunun görevlerinden olan bir işi yapmayı kararlaştırması, idari bir karar olduğu gibi bu kararı yerine getirmek üzere plan ve projeler yapıp o plan ve projeler gereğince iş görmesi de idari kararın neticesi olan birer idari eylemdir. Bir kamu kurumu tarafından yasalar uyarınca yapılmış olan tesislere bakma ve tesisleri kullanma yükümlülüğü yine bu yasalardan doğan bir yükümlülüktür. Kamusal tesislerin kullanılması veya muhafazasındaki kusurdan doğan zararlar idari karar ve eylemlerden doğan zarar niteliği taşımaktadır. Böyle davaların ise tam yargı davası niteliğinde olup, idari yargı yerinde görülmesi gerekir.
Somut olayda; davalı idarenin yol yapımı için malzeme temin ettiği kamusal taş ocağının işletilmesini yol yapımı işi ile birlikte yüklenicisine devrettiği ve dinamitin de yüklenici tarafından patlatıldığı anlaşılmaktadır. Davada yüklenici, taraf olmayıp, husumet kamu kurumuna yöneltilmiştir. Davacı, davalı ile yüklenici arasındaki sözleşmeye taraf olmadığından sözleşme hükümlerinin davacı yönünden uygulanması olanaksızdır. Taş ocağını işleten ve dinamiti patlatanın kamu kurumu olması durumunda ise davanın idari yargının görevine giren bir dava niteliğinde
../..
2007/2889-6023 -2-

olduğu açıktır. Davacı, kamusal görev için işletilen kamusal bir tesisin işletilmesinin yükleniciye devredilmesi sonucu zarar gördüğünü ileri sürerek ve hizmet kusuruna dayanarak kamu kurumuna husumet yönelttiğine göre böyle bir davada görevin gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, yukarıda sözü edilen tesislerin işletme ve bakımında kusur bulunup bulunmadığı, kamusal görevin devrinde özensizlik ve yüklenicinin denetiminde kusur bulunup bulunmadığı olguları önem taşımakta olup böyle bir inceleme ve irdelemenin de idari yargı yerinde yapılması gerekmektedir.
Saptanan bu durum karşısında davaya bakma görevinin idari yargı mercilerine ait bulunduğu gözetilmeden mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.