Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/3773 E. 2007/6870 K. 12.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3773
KARAR NO : 2007/6870
KARAR TARİHİ : 12.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davacı Vek.Av…. geldi. Davalı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Mahkemece yerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi kabulü ile bu niteliğine göre değerinin tespitinde kural olarak bir isabetsizlik yoksa da bilirkişi kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca arazi niteliğindeki taşınmaz malın Kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle kamulaştırma bedeli tespit edilir. Kıymet takdir komisyonu raporunda 2266 m2 yüzölçümlü dava konusu taşınmazın üzerinde 50 yaşında 1, 30 yaşında 2, 8 yaşında 1, 4 yaşında 2 adet ceviz ağacı; 15 yaşında 2 nar; 20 yaşında 26 asma ve 5 yaşında 2 elma ağacı bulunduğu ve bunların taşınmazın 1500 m2’lik alanını kapladığı belirtilmiş, yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda ise, kıymet takdir komisyonunun raporunda açıklanan ağaçlardan hiç söz edilmeksizin ve bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın taşınmazın tamamının açık tarım arazisi olarak kabul edilip buna göre değer biçildiği, salt sınır ağacı olduğu saptanan 2 adet ayva ağacına maktu değer biçildiği anlaşılmaktadır. Saptana bu durum karşısında öncelikle kamulaştırma (değerlendirme) tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın
üzerinde verim çağına gelmiş olan meyve ağaçlarının var olup olmadığının belirlenmesi, varsa bunların yaşı, cinsi ve adedinin tespiti ile taşınmaza kapama karışık meyve bahçesi niteliği kazandırıp kazandırmayacağı ve taşınmazda ne kadar bir alanı kapsayacağı tespit edilip bu alanın meyve bahçesi, artan kesimin ise açık tarım arazisi olarak değerlendirme tarihi (2006 yılı) itibariyle dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına ortalama satış fiyatlarına göre getireceği net gelirin hesaplanması için bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda münavebe ürünleri olarak alınan buğday ve karışık sebze (taze fasulye, kuru soğan, lahana, biber, hıyar, domates) ürünlerinin bir yıl buğday bir yıl karışık sebze olmak üzere iki yılda iki ürün münavebesi üzerinden getireceği net gelirin hesaplanması gerekirken; Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına ters düşecek biçimde bir yılda taşınmazın %25’inin karışık sebze ve %75’inin buğday (hububat) ürünlerine göre değerlendirilmesi ve bu oranlar çerçevesinde net gelirin hesaplanıp kamulaştırma bedelinin tespit edilmiş olması,
3-2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasa ile değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmüne göre bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (dava tarihinin) esas alınması gerekir. Somut olayda idarece belgelerin mahkemeye verildiği güne göre 2006 yılı verilerinin ilgili Tarım Müdürlüklerinden getirtilip buna göre bedel tespiti yapılması gerekirken, 2005 yılı verilerine göre hesaplama yapılıp bulunan değerin 2006 yılına endekslenmesi suretiyle net gelirin tespit edilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 500,00 YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 12.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.