Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/3825 E. 2007/4729 K. 24.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3825
KARAR NO : 2007/4729
KARAR TARİHİ : 24.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece, dava konusu taşınmazın yerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişi kurulunca taşınmaz malın kuru tarım arazisi olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (dava tarihinin) esas alınması gerekir. Somut olayda idarece belgelerin mahkemeye verildiği güne göre 2006 yılı verilerinin getirtilip buna göre bedel tespiti yapılması gerektiğinde kuşku yoktur. Her ne kadar taşınmazın yerinde yapılan inceleme ve bilirkişi kurulunun raporunu düzenlediği tarihte 2006 verilerinin henüz belli olmadığı gerekçesiyle bir önceki yılın verileri üzerinden hesaplama yapılmış ise de hüküm tarihinde 2006 yılı verilerinin saptanmış bulunması olasılığı gözönünde tutularak bilirkişi kurulunca münavebeye alınan ürünlere ilişkin 2006 yılı resmi verilerinin getirtilip raporun denetlenmesi ve bilirkişi kurulundan bu verilere uygun ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim şartları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözetilerek dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin
değişik yörelerindeki kuru tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli biçimde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir etken bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faiz oranı %6 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının bilirkişi kurulunca %7 oranında uygulanmış olması,
3-Dava konusu taşınmazın üzerindeki 2 yaş zeytin fidanlarının 2006 yılı itibariyle … İlçe Tarım Müdürlüğünden rayiç (geçer) değerlerinin belirlenip salt bu değerin taşınmazın tespit edilecek olan kamulaştırma bedeline eklenmesi ile yetinilmesi gerekirken, -Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına aykırı biçimde- bu fidanların 2 yıllık tesis bedellerine de hükmedilmesi,
4-Kıymet takdir komisyonu raporunda dava konusu taşınmazda 2 adet meyve ağacı bulunduğu açıklanmış, bilirkişi kurulu raporunda cinsi, yaşı ve sayısı belirtilmiş bulunan bu ağaçların (armut, badem) değerlendirme tarihi (2006 yılı) itibariyle maktu rayiç (geçer) değerlerinin … İlçe Tarım Müdürlüğünden sorulup saptandıktan sonra, bedel tespitinde sözü edilen ağaçların bu maktu rayiç (geçer) değerlerinin esas alınması gerekirken, bilirkişi kurulunca kıymet takdir komisyonunun belirlediği ağaç değerlerinin aynen alınarak hesaplama yapılması ve dolayısıyla bu konuda denetime elverişli olmayan raporda yazılı ağaç bedellerine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
5-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre tarım arazilerinin değerlendirilmesinde bilirkişi kurulunca münavebeye alınan ürünlerin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg. başına ortalama toptan satış fiyatları esas alınır. Somut olayda buğday ve saman ile nohut ürünlerinin dekar başına ortalama verimi yerine buğday ve nohutta bu ortalamanın üstünde buğday samanında ise altında bir verim miktarının alınmış bulunması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 24.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.