YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3828
KARAR NO : 2007/4724
KARAR TARİHİ : 24.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece dava konusu taşınmazın yerinde yaptırılan incelemesi sonucu bilirkişi kurulunca taşınmaz malın kısmen sulu kısmen de kuru tarım arazisi olarak kabulü ile bu niteliğine göre değerlendirme yapılıp kamulaştırma bedelinin tespitinde yöntem olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
1- Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre iklim koşulları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı, bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb.) gözetilerek dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan Ülkemizin değişik yörelerindeki tarım arazilerinin değerlendirilmesinde (değeri önemli biçimde etkileyen kanıtlanmış farklı ve özel bir etken bulunması durumu dışında) kapitalizasyon faizi suluda %5, kuruda %6 oranında alınmaktadır.
Bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere dava konusu taşınmazın sulu kabul edilen %15’lik bölümü için kapital faiz oranının %5 ve kuru olan %85’lik kısmında ise %6 alınması gerektiği düşünülmeden mahkemece taşınmazın tamamının değerlendirilmesinde kapitalizasyon faiz oranını %5 olarak alan rapora dayanılarak hüküm kurulması,
2- 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmüne göre, bilirkişilerce yapılan değer tespitinde, idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (dava tarihinin) esas alınması gerekir. Somut olayda idarece belgelerin mahkemeye verildiği güne göre 2006 yılı verilerinin getirtilip buna göre bedel tespiti yapılması gerektiğinde kuşku yoktur. Her ne kadar taşınmazın yerinde yapılan inceleme ve bilirkişi kurulunun raporunu düzenlediği tarihte 2006 verilerinin henüz belli olmadığı gerekçesiyle bir önceki yılın verileri üzerinden hesaplama yapılmış ise de hüküm tarihinde 2006 yılı verilerinin
saptanmış bulunması olasılığı göz önünde tutularak bilirkişi kurulunca münavebeye alınan ürünlere ilişkin 2006 yılı resmi verilerinin getirtilip raporların denetlenmesi ve bilirkişi kurulundan bu verilere uygun ek rapor alınması gerektiğinin düşünül- memesi,
Kabule göre de;
3-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre tarım arazilerinin değerlen- dirilmesinde bilirkişi kurulunca münavebeye alınan ürünlerin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg. başına ortalama toptan satış fiyatları esas alınır. Somut olayda buğday ve saman ile nohut ürünlerinin dekar başına ortalama verimi yerine buğday ve nohutta bu ortalamanın üstünde buğday samanında ise altında bir verim miktarının alınmış bulunması,
4-Dava konusu taşınmazın konumu ve özellikleri dikkate alındığında objektif artış verilmesini gerektirir bir durumu bulunmadığı gözetilmeden objektif nedene dayalı olarak bedelde %5 oranında artış yapılması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 24.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.