YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4330
KARAR NO : 2007/4199
KARAR TARİHİ : 14.05.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde doktor muayenehanesine çevrilen meskenin eski hale iadesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu anataşınmazın 6 numaralı bağımsız bölümünün maliki ve kiracısı olan davalıların tapuda mesken olarak kayıtlı bulunan bağımsız bölümü işyeri olarak kiraya verip kullandıklarını ileri sürerek, hukuka ve yönetim planına aykırı olan bu durumun ortadan kaldırılmasını, taşınmazın mesken olan eski haline getirilmesini istemiş, mahkemece davalılardan Mehmet Serdar Binnet’in sözü edilen bağımsız bölümü ortopedi muayenehanesi olarak kullandığı ve 634 Sayılı Yasa gereğince diğer kat maliklerinin onayının aranması bu kullanımdan dolayı gerekmediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 24. maddesinin birinci fıkrasında anagayrimenkulün kütükte mesken, iş veya ticaret yeri olarak gösterilen bağımsız bir bölümünde hastahane, dispanser, klinik, poliklinik, ecza laboratuarı gibi müesseselerin kurulamayacağı belirtildikten sonra dispanser, klinik, poliklinik niteliğinde olmayan muayenehanelerin bu hükmün dışında bulunduğu açıklanmıştır. Ancak davaya konu anataşınmazın yönetim planının (7/d) maddesinde kat mülkiyeti kütüğünde mesken, iş veya ticaret yeri olarak gösterilen bağımsız bölümlerinde hiçbir şekilde hastahane, dispanser, klinik, poliklinik, ecza laboratuarı gibi müesseseler ile muyanehane kurulamayacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Yasanın 28. maddesi hükmüne göre yönetim planı bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmündedir. Davalıların, tapuda mesken olan dava konusu bağımsız bölümü ortopedi muayenehanesi olarak kiraya verip kullanmaları yasanın ve yönetim planının yukarıda değinilen hükümlerine aykırı olduğu dikkate alınarak davanın kabulü yerine reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Diğer yandan, mahkemece davalı kat malikinin karardan sonra dava konusu taşınmazı devrettiği de gözönünde bulundurularak HUMK.nun 186. maddesi gereği inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.