YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4341
KARAR NO : 2007/4859
KARAR TARİHİ : 28.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak incelenen 2922 ada 15 parsel sayılı taşınmazın değerlendirmeye esas alınan 12.8.2004 tarihli satışı 20330/38698 paya ilişkin olduğu halde bilirkişi raporunda tam pay satışı olarak değerlendirilerek emsal ve dolayısıyla dava konusu taşınmaza düşük m2 bedeli belirlenmiş olması,
2-2942 Sayılı Yasanın 11. maddesinin (d) bendi gereği emlak vergi değerlerinin de karşılaştırmada gözönünde tutulması gerekir. Buna göre dava konusu taşınmaz ve emsallerin emlak vergisine esas tutulan asgari m2 değerlerinin getirtilerek karşılaştırılması ve değerlendirilmeye esas alınan oranlar birbirinden fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişkinin giderilmiş olması gerekir.
Dosyaya getirtilen emlak vergisine esas asgari m2 değerleri itibariyle, dava konusu taşınmaz ve bilirkişi raporlarında emsal alınan taşınmazların birbirine oranı ile bilirkişi raporlarında yapılan karşılaştırma oranı yukarıda sözü edildiği şekilde birbirinden fahiş ölçüde farklı olduğundan yeniden bu çelişkilerin giderilmesi ve vergi değerlerine ters düşmeyecek şekilde değerlendirme yapılması gerektiğinin dikkate alınmaması,
3-Dava konusu taşınmazın kadastro, emsal taşınmazların ise imar parselleri olduğu anlaşıldığından dava konusu taşınmazın emsalle yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden İmar Yasasının 18. maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
4-Kendisini vekille temsil ettirmiş olan davacı idare yararına maktu tarife üzerinden avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği halde avukatlık ücreti verilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlarda bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak ve gerektiğinde yeni bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 28.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.