YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6134
KARAR NO : 2007/9665
KARAR TARİHİ : 12.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın üzerinde irtifak hakkı tesisi ve tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçeleri ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı vekili Av…. geldi. Davacı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosya eksiklik nedeniyle geri çevrilmiş bu kez iade edilmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Mahkemece dava konusu taşınmazın tarım arazisi olarak kabulünde bir isabetsizlik yoksa da bilirkişi kurulunca düzenlenen rapor hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik ll.maddesinin l.fıkrasının f bendi uyarınca bilirkişi kurulları, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise bilirkişi kurullarınca –taşınmazın sulu ya da kuru niteliğine göre- münavebeye alınan ürünlerin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg. başına ortalama satış fiyatlarını içeren veri cetvelleri Tarım Müdürlüğünden getirtilip, değerlendirmenin bu verilere uygun biçimde yapılması ilkesi benimsenmiştir.
Yukarıda açıklanan Yasa maddesi ve Yargıtay uygulamaları doğrultusunda, öncelikle bilirkişi kurulunca münavebeye alınacak ürünlerin değerlendirme tarihi (2005 yılı) itibariyle sulu ve kuru arazilerde yetişen ürünlerin dekar başına ortalama verim ve üretim giderleri ile kg. başına ortalama satış fiyatlarını gösteren veri cetvellerinin Tarım Müdürlüğünden getirtilip bunların değerlendirmeye alınması suretiyle net gelirin bulunması, iklim şartları, arazinin toprak ve topografik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vd.) dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan ülkemizin değişik yörelerindeki arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) sulu tarım arazilerinde kapitalizasyon faizi oranının % 5, kuru tarım arazilerinde ise %6 alınması suretiyle bedel belirlenmelidir.
Somut olayda dava konusu taşınmazın sulu veya kuru niteliği belirlenmeden Tarım müdürlüğünden genel nitelikteki verilerin getirtilmesi suretiyle bu verilerin değerlendirilmiş olması, taşınmazın kapitalizasyon faiz oranının da sulu ve kuru tarım arazileri için saptanan kapitalizasyon faiz oranından da farklı olarak %4 alınması,
2-Kabule göre de, dosyada mevcut İl Tarım Müdürlüğünün 31.1.2006 ve 27.1.2006 onay tarihli cetvellerinde dekar başına ortalama verimleri kuru soğan için 2000 kg, havuç için 3000 kg, … lahana için 3750 kg olarak bildirildiği halde, bilirkişi raporlarında sırasıyla 3000 kg kuru soğan, 4000 kg havuç ve 4000 kg. … lahana üzerinden değerlendirme yapılmış olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, öncelikle dava konusu taşınmazın niteliği (kuru-sulu) belirlenerek bu niteliğine göre yetiştirilen ürünlere ait Tarım İl Müdürlüğü verileri getirilmeli ve bilirkişi kurullarından bu verilerin ortalama değerlerini ifade eden değerlerinin esas alındığı rapor alınmalı, taşınmaz sulu ise %5, kuru ise %6 kapitalizasyon faizi uygulanması suretiyle taşınmazın değeri tespit edilmeli, raporların bozmaya uygunluğu denetlendikten sonra oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 12.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.