YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7044
KARAR NO : 2007/7311
KARAR TARİHİ : 17.09.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde yargılamanın yenilenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı, davaya katılanlar ve fer’i müdahiller tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekilleri 19.01.2004 havale tarihli dilekçesinde, … … … Vakfı’nın evlatlarından … ile … …… ve … …’nin evladiyetlerine hükmolunan ve kesinleşen … Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1992/805-1993/428 sayılı kararının dayandığı Bilirkişi … … …’in düzenlediği 13.5.1993 tarihli raporun batına ilişkin bölümünde “8” rakamının “7” ve “7” rakamının da “6” olarak tahrifat yapıldığı, bu tahrifatın … Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2003 gün ve 2003/17235-5618 sayılı takipsizlik kararı ile de belirlendiğini ileri sürerek Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 445. maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesini istemiş; mahkemece yapılan yargılama sonunda, bilirkişi raporundaki tahrifatın kimin tarafından yapıldığı hususu tespit edilemediği gibi HUMK.nun 447. maddesinde belirtilen zamanaşımının gerçekleşmiş olması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi davasının reddine karar verilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden; … … … Vakfının kesinleşen mahkeme kararı ile galle fazlasına müstahak evladı … Adalet Bakanlığı’na yazdığı 4.9.2003 tarihli dilekçesinde … Asliye 2.Hukuk Mahkemesinin 1992/805-1993/428 sayılı dosyasında karara esas alınan bilirkişi raporunda tahrifat yapıldığı konusundaki ihbarı üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan kovuşturma sonunda, ihbara konu 13.5.1993 tarihli bilirkişi raporundaki tahrifatın çıplak gözle anlaşılabilir nitelikte ise de bilirkişinin öldüğü ve faillerinin de tespiti mümkün bulunmadığından zamanaşımı nedeniyle takibat icrasına yer olmadığına karar verildiği; mahkemece aldırılan 20.9.2005 tarihli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesince düzenlenen raporda da, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda “8” rakamı yerine “7” ve “7” rakamı yerine “6” rakamının yazılmak suretiyle tahrifat yapıldığı ancak bu tahrifatın kim tarafından ve ne zaman yapıldığının tespitinin mümkün olmadığı belirtildiği; … vekili 8.1.2004 tarihli dilekçe ile Vakıflar Genel Müdürlüğünden yargılamanın yenilenmesi davasının açılmasını istediği, Vakıflar Genel Müdürlüğünün de 19.1.2004 tarihinde bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 445/5. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesinin iadesinin istenebilmesi için bilirkişinin gerçeğe aykırı rapor vermekten mahkum edilmiş olması aranmakta ise de, 445. maddesinin son fıkrasında kasden gerçeğe aykırı rapor verdiği ileri sürülen bilirkişi hakkında delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya karar verilememiş ise ceza mahkemesi kararının aranmayacağı bu durumda yargılamanın iadesi sebeplerinin varlığının açılacak yargılamanın iadesi davasında kanıtlanması gerektiği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, bilirkişi raporunda yapıldığı iddia edilen tahrifat için … Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan soruşturma sonunda 13.5.1993 tarihli raporu düzenleyen bilirkişinin öldüğü suç faillerinin de tespitinin mümkün olmadığı ve aradan 10 yıldan fazla bir süre geçtiği gerekçesi ile takibat icrasına mahal olmadığına karar verildiği; yargılamanın iadesi istenilen … Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1992/805-1993/428 sayılı dosyasında 2762 Sayılı Vakıflar Yasasının 40. maddesi gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğüne izafeten … Vakıflar Bölge Müdürlüğünün davalı olarak gösterildiği ve bu davanın da …’nın 8.1.2004 tarihli ihbarı üzerine Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 447/1. maddesinde belirtilen üç aylık süre içinde 19.1.2004 tarihinde Vakıflar Genel Müdürlüğüne izafeten … Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından açıldığı anlaşıldığından; mahkemece yargılamaya devamla tarafların göstereceği deliller toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 17.9.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.