YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7068
KARAR NO : 2007/8676
KARAR TARİHİ : 22.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de alınan raporlar hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
Taşınmazın arsa niteliğinde olup olmadığının tespiti için Belediye Başkanlığına yazılan yazıya verilen cevapta, imar planı dışında kalan taşınmazın belediye mücavir alanı sınırları içinde olmakla birlikte belediye hizmetlerinden yararlanmadığı bildirilmiş, keşif sırasında mahkemece yapılan gözlemde ise en yakın yerleşim merkezine 150 mt., yola 500 mt. mesafede olduğu, yakınında ara ara tek tek konutların bulunduğu saptanmış, dosyaya konulan fotoğraflarının incelenmesinden ikinci bilirkişi kurulu raporunda davaya konu taşınmaz üzerinde varlığından söz edilen ev de görülememiş, taşınmaz ve çevresinin tamamen tarım arazisi niteliğinde olduğu anlaşılmış olduğu halde hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporlarında arsa niteliğinde kabul edilerek değerlendirme yapılmıştır.
Oysa ki; Bakanlar Kurulunun Yargıtay’ca kısmen benimsenen 28.2.1983 … ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan bir taşınmazın arsa niteliğinde kabulü için uygulamalı (genelde 1/1000 ölçekli) imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunması esastır. Aynı karara göre, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için ise, belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber belediye hizmetlerinden (belediyece meskun olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vs.) yararlanan ve meskun yerler arasında yer alması gerekir. Nazım imar planı (1/5000 ve daha büyük ölçekli) içinde bulunan taşınmazların arsa sayılabilmeleri ise Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.4.1998 … ve 1996/3-1998/1 Sayılı Kararı uyarınca, bu plan kapsamına alındığı tarih ve plandaki konumu, altyapı hizmetlerinden yararlanma ve ulaşım olanakları, belediye merkezine uzaklığı ve kullanım biçimi itibariyle iskan amacına yönelik yapılaşma olasılığının yakın gelecekte var olmasına bağlıdır.
Saptanan durumu itibarıyla, kamulaştırma hukuku açısından yukarıda açıklanan arsa sayılabilme koşullarını taşımayan davaya konu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde kabulü ve bu niteliğine göre değerlendirilmesi gerekirken, arsa niteliğinde değerlendirme yapılan bilirkişi raporlarına dayalı olarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.